İstiklal Marşının 2 Kıtasının Anlamı Kısaca

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden İstiklal Marşının 2 Kıtasının Anlamı Kısaca ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    İstiklal Marşının 2 Kıtasının Anlamı Kısaca





  2. 2
    Asel
    Özel Üye





    Cevap: İstiklal Marşının 2 Kıtasının Anlamı Kısaca

    İstiklal marşımızın ilk iki kıtasının anlamı


    1. KITA=Bu kıtada;

    Ey milletim! Yurdumuzun düşmanlar tarafından kuşatılmış olmasına bakarak bayrağımız için endişe etme , korkma . Çünkü bu topraklar üzerindeki en son ocak (aile) sönmeden, en son türk bu uğurda canını vermeden bayrağımıza kimse el uzatamaz.

    Rengini şehitlerimizin kanından alan ve şafaklarda bir alev gibi dalgalanan bayrağım,milletimin yıldızı ve bağımsızlığımızın sembolüdür. Gökteki yıldıza nasıl el sürülemiyorsa milletimin yıldızı olan bayrağıma da düşmanlar dokunamayacaktır. O, TÜRK MİLLETİNİNDİR VE DAİMA ÖYLE KALACAKTIR.

    2.KITA=Bu dörtlükte;

    Uğruna canımı vereyim, ne olur kaşlarını çatma. Ey hilal kaşlı güzel bayrağım,neden bize dargın azarlar gibi bakıyorsun? Seni, o nazlı nazlı dalgalandığın göklerimizden indirmelerine izin vereceğimizi mi sandın? Kahraman milletimin hür yaşamak ve seni hür yaşatmak için çok kan döktü, şu anda da dökmektedir. Sen bize kaş çatarak, uğrunda yapılan bu fedakârlıkları hiçe sayrsan, dökülen kanlarımız sana helal olmaz. Doğruluk ve adalet için çalışan, Allah'a inanarak, istiklali uğruna canını veren milletimin hakkı bağımsızlıktır, hürriyettir.








  3. 3
    Ziyaretçi
    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak
    O benimdir, o benim milletimindir ancak
    Ümit ve güven içeren sözleriyle


    Ey Millet’ im! Yurdumuzun düşmanlar tarafından kuşatılmış olmasına bakarak bayrağımız için endişe etme, korkma. Çünkü bu topraklar üzerindeki en son ocak sönmeden, en son Türk bu uğurda canını vermeden bayrağımıza kimse el uzatamaz.
    Rengini şehitlerimizin kanından alan ve şafaklarda da bir alev gibi dalgalanan bayrağımın, milletimin yıldızı ve bağımsızlık sembolüdür. Gökteki yıldıza el sürülmediği gibi, milletimin yıldızı olan bayrağıma da düşmanlar dokunamaz. O, Türk milletinindir ve daima öyle kalacaktır.


    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl!
    Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!


    Açıklaması: Bu kıt’ada, şâir, gayet hiddetli bir şekilde, aynı zamanda da yalvararak, bayrağa sesleniyor Ey nazlı hilâl, Hakk’a tapan, istiklali İçin hiçbir milletin dökmediği kadar kanını dökmüş bulunan, bu “kahraman ırkıma” suratını asma, şiddetli davranma, bir kere-cik de olsa gül…’ demektedir.







  4. 4
    Ziyaretçi
    İstiklal Marşının Anlamı Kısaca

    istiklal marşının 10 kıtasının anlamı kısa ve öz

    İstiklal Marşının Kısa Anlamı, istiklal marşının 10 kıtasının kısa anlamı, istiklal marşının 10 kıta anlamı kısa, istiklal marşının kıta kıta anlamı kısa, istiklal marşı anlamının kısa özeti, istiklal marşının çok kısa anlamı

    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak

    Şair, burada milletine seslenerek, ona, korkmamasını, sadece Türk milletinin daima parlayan yıldızı olan bayrağın, yurdumuzun üstünde son ocak tütünceye kadar dalgalanacağını söylemektedir

    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl!
    Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

    Bu kıt’ada, şâir, gayet hiddetli bir şekilde, aynı zamanda da yalvararak, bayrağa sesleniyor Ey nazlı hilâl, Hakk’a tapan, istiklali İçin hiçbir milletin dökmediği kadar kanını dökmüş bulunan, bu “kahraman ırkıma” suratını asma, şiddetli davranma, bir kere-cik de olsa gül…’ demektedir

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım

    Şâir, kendi şahsında milletine seslendiği bu kıf ada, kendisinin (yani milletinin) çok büyük boyutlarda kükremiş bîr sel olduğunu, tarihin hiçbir döneminde, kendisine zincir vurulamadığını, bunu düşünmenin bile çılgınlık olduğunu; çünkü dağlan yırtacak, enginlerden taşacak, önüne çekilecek her türlü bendi çiğneyerek aşacak derecede bir yapıya ve özelliğe sahip olduğunu vurguluyor

    Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Şair, yine kendisine ve milletine sesleniyor ve diyor ki: O garbın topu, tüfeği, teknolojisi, çelik zırhları, bütün uçsuz bucaksız gökleri varsın sarmış bulunsun Ve batı, böyle bir güce sahip olduğu için, köpek gibi havlayıp dursun Korkma ve sakın aldanma, o, tüm bu ihtişamina rağmen, tek dişi kalmış, ömrünün son günlerini yaşayan yaşlı bir canavardan başka bir şey değildir Ve o, benim iman dolu savunma gücüne sahip olan milletimle başa çıkamaz

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın
    Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın

    Şâir, milletine sesleniyor: Arkadaş, yurduma karşı yapılan bu alçakça, namussuzca, şerefsizce saldırıya karşı gövdeni siper et Sakın ha mücadeleden vazgeçme Hakk’ın sana vadettiği günler mutlaka gelecektir Belki yarın, belki yarından da yakın

    Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı

    Milletine seslenmeye devam ediyor Bak diyor, bu topraklar var ya, bu topraklar, hani her gün üzerine bastığın, sıradan bir toprak değildir Bu topraklar altında, binlerce şehit kefensiz olarak yatmaktadır Sen ki, bu şehitlerin evladı olarak, sana dünyaları dahi verseler, bu cennet vatanından asla vazgeçmeyeceğini de sakın unutma

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
    Canı, cânânı, bütün varımı alsın da Hûda,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda

    Yine milletine sesleniyor: Vatanım, her karış toprağından şehit kanı fışkıran cennet gibi bir ülkedir Allah, benim canımı, sevdiklerimi, neyim var neyim yoksa hepsini alsın razıyım Yeter ki beni bu cennet vatanımdan ayrı düşürmesin

    Ruhumun senden, ilâhi, şudur ancak emeli:
    Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli
    Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli


    Mehmet Akif Ersoy, burada Allah’a sesleniyor Vatanımın camilerinde okunan ezanlar, bu milletin senin yolunda olduğunun en açık delilidir Ezanlar bunun şahididir Onun İçin, senin yolunda olan bir kulun olarak, Allah’ım, tüm ruhumla ve bedenimle senden şunu diliyorum: Bu mabetlere yabancı eli değmesin

    O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım
    Her cerihamdan, ilâhi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım

    İşte o zaman, yani mabedimin göğsüne yabana eli değmediği zaman, şayet, ölmüşsem ve mezarımın başında bir taşım varsa, o taş sana şükranla, huzurla dolu olarak bin kere secde eder Bu secde etme esnasında, Allah’ım, her yaramdan kanlı yaşlar boşanır Ve yine o zaman cesedim, bir ruh gibi fışkırarak göğe çıkar ve belki de başım arşa değer

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl
    Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

    Bu son bölümde, şair artık söyleyeceğini söylemiş ve rahatlamıştır Bu rahatlığı, Allah’ına ve milletine olan inancından kaynaklanmaktadır Bu rahatlıkla, gayet emin bir şekilde, bayrağa seslenmekte ve dökülen bütün kanlarının helal olduğunu Türk Bayrağını ve Türk ırkını, sonsuza kadar, köleleştirmenin mümkün olamayacağını, çünkü ezelden beri hür yaşamış bayrağın ebediyette de hür olmayı zaten hak etmiş olduğunu ve yine Hakk’tan başka bir ilâhı olmayan Türk milletinin de bağımsızlığının en doğal hakkı olduğunu anlatmaktadır Bu şiir Türk edebiyatının şaheser şiirlerinin başında gelmektedir Genel anlamıyla istiklal marşımızda yok olmak üzere olan bir milletin yeniden ayaklanmasını anlatmaktadır

  5. 5
    Ziyaretçi
    sağul arkadaş

  6. 6
    Ziyaretçi
    mehmet akif bu İSTİKLAL marşını bulmasaydı türkiye diye bişe olmazdı korkmazzzzz..

  7. 7
    Ziyaretçi
    çok ii beyendim gerkeşten

  8. 8
    Ziyaretçi
    çok ii
    çünkü istiklar maşı

  9. 9
    Ziyaretçi
    İstiklal marsi nin anlami icin tskker

  10. 10
    Ziyaretçi
    Ey milletim!Yurdumuzun düşmanlar tarafından kuşaltılmış olmasına bakarak bayrağımız......... Diğer anlamini forum gerçekten bulabilirsiniz

+ Yorum Gönder
istiklal marşının ilk iki kıtasının anlamı,  istiklal marşının 2 kıtasının anlamı,  istiklal marşının ilk 2 kıtasının anlamı,  istiklal marşının ilk iki kıtasının anlamı kısaca,  istiklal marşının 2 kıtasında ne anlatılmak isteniyor
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi