+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Her bireyin kendine has özelliklerinin olduğunu kanıtlayan örnekler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Her bireyin kendine has özelliklerinin olduğunu kanıtlayan örnekler





  2. Suskun Karizma
    Özel Üye





    Cevap: İnsana Has İlginç Özellikler


    1- Başkalarını Düşünme – Diğerkamlık (başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme)

    Bencillik insan ilişkileri açısından bakıldığından kötü ve yanlış olmasına rağmen evrimsel açıdan anlamlı ve mantıklıdır. Bireyin, karşılığında fayda görmeyeceğini bile bile başkası için zaman harcaması, fedakarlık yapması, cömert olması hayatta kalma bağlamında bireye hiç bir yardım sağlamaz bu yüzden evrimsel açıdan bencil olmak mantıklıdır.

    “Bencil Gen” kitabının yazarı Richard Dawkins kitapta insanların bencil olarak dünyaya geldiklerini başkalarını düşünme, cömertlik, ve fedakarlık gibi bir özelliklere sahip olmadığını ancak daha sonra bu özelliklerin öğrenildiğini savunuyor. Eğer yanlış hatırlamıyorsam Freud da insanların bebekliklerinde bencil – ben merkezli olduklarını savunuyordu.

    Son yıllarda yapılan araştırmalarla insanların karşılıksız fedakarlık yapabileceği ortaya koyuldu. Araştırma sonuçları biyologların diğerkamlığın insan doğasının bir parçası olduğu sonucunu çıkartmasına neden oldu. Ancak biyologlar diğerkamlığın nasıl evrildiğini ya da neden evrildiğine henüz açıklama getiremiyorlar.

    2- Öpüşmek

    Dudak dudağa öpüşmek, genlerimizde olan birşey değil dolayısıyla her kültürde bulunmuyor. Ancak insanlarda oluşan öpüşme isteğinin nedeni hakkında bazı tezler var. Örneğin insanların bebekken emzirilme anında hissettikleri güven, rahatlık, sevgi, haz unsurları insanda öpüşme isteği oluşturuyor. Aynı şekilde küçükken atalarımızın yavrularını beslerken besinleri önce ağızlarında çiğneyerek yavrularına vermesi de insanda öpüşme isteğini uyandırdığına dair tezlerden biri.

    Öpüşmenin Oksitosin (aşk hormonu olarakta bilinir) hormonunun salgılanmasını artırdığını ve Kortizol (stres hormonu) hormonunun salgılanmasını azalttığı biliyor. Konuyu biraz daha bilimsel ve somutlaştırarak incelediğimizde dudaklardaki nöronların beynin haz alma merkezleriyle olan doğrudan erişim özelliğine varıyoruz. Bu da ilgili hormonların salgılanma ölçüsündeki değişimlerin nedenini açıklıyor.

    3- Yüz Kızarması

    İnsanlarda ırk ve renk fark etmeksizin yüz kızarma özelliği vardır. Genellikle kişilerin kendilerini suçlu hissettiklerinde, yalan söylediklerinde veya köşeye sıkıştıklarında yüzleri kızarır. “Peki insanın yüzünün kızarmasının nedeni nedir?” sorusuna Charles Darwin’nin dahi cevap veremediği söyleniyor. Darwin, yüzün kızarmasına ve renk değiştirmesine hiç bir hayvanda rastlamadığını ama her insanda bu özelliğin olduğunu söylüyor.

    Günümüzde bilim adamları bu konuyu araştırmaktalar ve ortaya bir çok tez sunuyorlar. Tezlerden birine göre; başlarda insan, içinde bulunduğu ortamda diğer insanları kendinden üstün olduğunu düşündüğü için yüzünün kızarıyordu. Sonraları toplumsal etkileşimlerin artmasıyla kişinin yüzünün kızarması onun düşüncelerinin ne kadar masum olduğunu gösterdiği sonucuna varıldı. Ve erkeklerin yüzleri kadınlara oranla daha az kızarıyor.

    4- Rüyalar

    Neden rüya görürüz? bu soruya şimdiye kadar açıklama getirilemedi. Freud’a göre rüyalar bilinç altına açılan birer penceredir. Ama bilim adamlarının çoğu bu düşünceyi desteklemiyor.

    Araştırmalara göre gün içinde yapılan kısa şekerlemeler duygusal anıları düzene sokuyor. Rüyalar, duyuların işlemden geçmesinde kritik bir rol oynuyorlar. Uykuda hızlı göz hareketlerinin sayısı (REM – Rapid Eye Movement) ne kadar fazlaysa anılar da o kadar fazla işlemden geçiyor.

    Konuyla ilgili ortaya atılan tezlerden birine göre REM anında görülen rüyalar güçlü duygusal anıların şiddetini azalttıyor. Bu şekilde anıları beynimizde saklarken bunlara eşlik eden duygular zaman içerisinde etkisini kaybediyor.

    Son zamanlarda rüyalarının tümünün REM uykusu sırasında görülmediği ortaya çıktı. Hem REM uykusu rüyalarının hem de REM – dışı rüyaların kendine has özellikleri var. REM uykusu sırasında görülen rüyalar daha öyküsel bir kurguya sahip ve daha fazla şiddet içeriyor. Böylece gerçek hayatımızda şiddet içeren ilişkilerle daha başarılı baş edebiliyoruz. Rem dışı rüyaların içeriğinin ise işbirliği içeren ilişkileri desteklediği savunuluyor.

    5- Batıl İnanç

    İngiltere – Bristol Üniversitesi’nden Bruce Hood, insan beyninin çevredeki düzeni ve yapıyı tahmin etmek üzerine tasarlandığını, herkesin birer determinist (Determinist nedir : bir olgunun aynı koşullar ve aynı bileşenler dahilinde her zaman aynı sonucu vereceğini ve bu durumun her zaman öngörülebileceğini söyleyen görüşe inanan kişi) olduğunu, yani her olayın aslında önceden yaşanılan olayların birer sonucu olduğunun tahmin edildiğini ve bunun sonucunda insanların batıl inançlara açık hale geldiğini ifade ediyor.

    Bazı insanların yanlarında uğur getirdiklerine inandıkları bir takım cisimleri taşımaları batıl inançlara örnek olarak verilebileceği gibi insanların yaşadıkları sıkıntıların nedenini “mensubu oldukları dinin gereklerine uymadıkları” olduğunu düşünmesi de dinin batıl inançlar üzerindeki etkisine örnek olabilir.

    6- Burun Karıştırma

    Burun karıştırma eyleminin insan için çok özel bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Yanlış hatırlamıyorsam belgesellerde bazen maymunlar da parmaklarını burunlarına sokuyorlardı. Aynı şekilde ineklerde dillerini çıkarıp yalandıklarında burun deliklerine kadar dillerini ulaştırıyorlar. Belki onlarda uygun parmaklara sahip olsalardı burunlarını karıştırabilirlerdi.

    1966 yılında New York Devlet Üniversitesi’nden Sidney Tarachow tarafından burun karıştırmayla alakalı bir araştırma yapılmış. Araştırmacı burun karştırma nedeninin “parmağa takılanların çok tatlı olması” cevabını almış.

    Bir başka araştırma ise Hindistan’da yapıldı.

    Hindistan – Bangalore şehrinde Ulusal Ruh Sağlığı ve Nörobilim Enstitüsü’nden Chittaranjan Andrade ve B.S. Srihari tarafından 2001 yılında 200 yetişkin üzerinde yapılan araştırmada herkesin dört kere burnunu karıştırdığını ortaya çıkarıldı.

    7- Sanat

    Evrimin babası Darwin, sanatın köklerinin cinsel seçilimde yattığını iddia etmiş olsa da bugüne dek İnsanoğlunun sanatsal eylemlerde bulunma isteğinin evrimle nasıl ilişkilendirileceği konusunda kesin bir değerlendirme henüz yapılamadı.

    Santa Barbara -Kaliforniya Üniversitesi’nden evrim psikologları John Tobby ve Leda Cosmides, estetik deneyimlerin peşinde koşma merakının, dünyanın başka yönlerini öğrenmemizde bizlere yol gösterdiğini düşünüyor. İnsan beyni, bu farklı halleri doğuştan sahip olduğu donanımla algılayamayacağı için sanattan yardım istiyor olabilir. Auckland Üniversitesi’nden Brian Boyd da sanatın bir çeşit entellektüel oyun olduğuna ve insanları yeni ufuklara açılmaya teşvik ettiğine inanıyor.

    8- Gülmek

    ABD’nin Baltimore Maryland Üniversitesi’nde nörolojist olarak çalışan Robert R. Provine ve ekibi 10 sene süren araştırmaları sonucunda insanların komik şakalara değil banal yorumlara güldüğünü ortaya çıkarttı.

    Provine, gülmenin insan öncesi dönemde gıdıklama eyelemine fizyolojik bir tepki olarak evrildiğine inanıyor. Modern çağlardaki maymunlar gıdıklandığında “pant-pant” seslerini çıkartıyor. Provin de bu seslerin insanda “ha-ha” haline dönüştüğünü düşünüyor.(Provine’nin bu düşüncesi bana banal bir yorum gibi geldi sanırım. Çünkü güldüm buna) Provine, insanların sosyalleştikçe gülüşe daha sosyal bir anlam kattığına inanıyor.

    Oxford Üniversitesi’nden Robin Dunbar gülmenin insanda endorfin(Endorfin nedir: Mutluluk hormonu olarak bilinir. Beyin dokularında bulunan ve morfin kadar güçlü ağrı kesici özelliği olan bir grup proteinin ortak adıdır.) düzeyini yükselttiğini söylüyor. Provine’e göre gülmenin sosyal anlamda sınıfları da var. Örneğin birisine gülünürse, o kişi ya kendini o sosyal ortamdan dışlar ya da o ortama kendini uygun hale getirir.

    9- Ergenlik Dönemi

    Genelde ergenlik dönemi, üreme dönemi için bir ısınma evresi olarak görülse de bu dönemin başka işlevlerinin olduğu düşünülüyor.

    Bunlardan ilki ergenliğin evrim tarihiyle ilgili olması. Kazılarda bulunan fosilleşmiş diş ve kemik bulgularından elde edilen verilere göre ergenlik 800.000 ile 300.000 yıl arasında gerçekleşmiş olabilir. Bu süreç insan beyninin ebatlarındaki ani değişimle aynı ana denk geliyor.

    İkinci olarak, ergenlik döneminde insan beyninin bütününü kapsayan değişimi gösteren MRI verilerinden elde ediliyor. Cambride Üniversitesi’nden David Bainbridge bu konuda şunları söylüyor:

    “İnsan beyninin boyutları 12 yaşındayken neyse 20 yaşındayken de aynıdır. Ancak yapabildiği işlemler artıyor. Ergenlik, cinsel olgunluğa geçişten çok insan aklının psikolojik ve sosyal etkileşimlerle baş edebilecek olgunluğa erişimiyle ilgilidir. Ergenlik döneminden geçmeden hiçbirimiz tam anlamıyla insan olamayız.“

    10- Genital Bölgedeki Kıllar

    University College London’dan Robin Weiss, bu yılın başlarında insan evriminin bir noktasında genital bölgedeki kılların belirgin bir şekilde vücudun diğer bölgelerindeki kıllara oranla kalınlaştığına dikkat çekinceye kadar cinsel bölgedeki kıllanmanın kıllı geçmişimizden bizlere kalan bir miras olduğu düşünülüyordu.

    Cinsel bölge kılları hakkında bir çok fikir üretildi. Bu düşüncelerin en yaygın olarak bilineni, yoğun kılların koku ve soğutma bezlerinin yakınlarında toplanması. Bu sayede kıllar cinsel olgunlaşma sinyali veren kokuların çevreye yayılmasını önlüyor. Başka bir görüşe göre bunlar, kızlarda büyüyen memeler ve genişleyen kalçaların, erkeklerdeyse yüzde sakalların çıkması gibi ergenlikten yetişkinliğe geçişin sinyali. Bir diğer görüşe göreyse kıllar genital organları soğuğa ve toza karşı koruyor.








  3. Ziyaretçi
    iyi ve güzel bir site başarili teşekkürler







+ Yorum Gönder
her bireyin kendine has özelliklerinin olduğunu kanıtlayabilecek örnekler,  her bireyin kendine has özelliklerinin olduğunu kanıtlayan örnekler,  her bireyin kendine has özellikleri olduğunu kanıtlayabilecek örnekler,  her bireyin kendine has özelliklerini kanıtlayan örnekler,  her bireyin kendine has özellikleri
5 üzerinden 4.00 | Toplam : 15 kişi