+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Atatürkün halkçılık ilkesine yansıyan düşünceleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Atatürkün halkçılık ilkesine yansıyan düşünceleri





  2. Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: atatürkün halkçılık ilkesine yansıyan düşünceleri

    Atatürk'ün devrimleri içerisinde ençok önem verdiği konulardan birisidir halkçılık. Atatürk'ün halkçılığa olan yaklaşımını ilk önce irdelemek bu sitemin oluşumu hakkında bizlere oldukça katkı sağlayacaktır.Atatürk'ün Osmanlı halkını tahlil ettiği yıllardaki fikri , halkın tembelliğe alıştırıldığı ve ülke meseleriyle hiç ilgilenmeyerek siyasi iktidara tam bir teslimiyetcilik serğilediği şeklindeydi.Aydın kesimin de halkı aydınlatmadığı ve halkın büsbütün unutulduğunu ,savaş zamanı asker veren ve vergisini düzenli ödeyen bir tebaanın ülke içindeki etkisinin de olamayacağını biliyordu.

    Atatürk ilk başlarda halkın aydın kesimin ayağına gelerek kendisine yeni yollar bulmasını savunmuş ancak daha sonraları aydınların halktan kopuk yaşadıklarına şahit olduğu ve onları anlamaktan çok uzak kaldıklarını görünce bu fikrini değiştirmiştir.Bunun içinde cumhuriyetin kuruluşundan sonra bu konuya ehemmiyet vermiştir.Halk evlerinin kuruluşuyla beraber halk aydın ilişkisinin sağlam bir şekilde sağlanabileceğini belirtmiştir.İşte bu noktada Atatürk'ün bu konudaki olağanüstü çabası ortaya çıkmaktadır.Çünkü o halkı sistemin en önemli bölgesine oturtmuş ve sistemin işleyiş düzenini de onun eline vermiştir.Halk kendisinin inandığı kişiyi seçecek ve onu mebus olarak meclise gönderecekti.Mebus halk için çalışıyorsa onu ödüllendirerek tekrar meclise yollayacak; memnun değilse onu bulunduğu mevkiden aşağıya çekecektir.Böylece ülke işlerine devamlı olarak müdahil olacak ve sistemin işleyişinde ki bir numaralı etken olacaktır.Böylece Atatürk'ün istedigi halkın egemen unsur olduğu sistem işleyecekti.Ancak Osmanlı zamanında tembelliğe alışmış olan halkın destegini sağlamak o kadar da kolay değildi.Çünkü işin başında girişilen mücadele , uzun süreden beri halkın büyük bir itaat sergilediği kurumların karşı çıkmalarına rağmen yapılıyordu.Atatürk bu konudaki sıkıntısını Nutuk'ta şöyle dile getirmiştir: 'Benim halk ile beraber yaptığım ilk ve son iş Büyük Taarruz 'dur' .Dolayısı ile halkın inanıp bir işe tümüyle dahil olması uzun bir süreç almıştır. Cumhuriyetin kuruluşu ile beraber halk için yapılacak işler onlara daha güzel anlatılmaya başlanmış ve halk yavaş yavaş sisteme alışmıştır.Bunda yapılan işler sırasında halkın olurunun da alınması ve işlerin doğru zaman ve yerde yapılmasının da katkısı büyüktür.Örneğin şapka devrimi yapılmadan önce Kastomonu gezisi sırasında Atatürk şapka takmış ve halkında şapkayı benimsemesi üzerine Şapka Devrimi gerçekleşmiştir. Cumhuriyet ile birlikte halk için hareketi doğmuş ve yapılacak tüm işlerde halkın menfaatleri gözetilmiştir.Böylece halkın eğemen olduğu sistem oturtulmuştur.Bı sistemin oturtulmasında ki en önemli gerekçe değişen dünya konjük-
    türüne parelel olarak Osmanlının düşmüş olduğu duruma düşmemekti.Çünkü batıda sürekli bir iyiye gidiş olurken Osmanlı daha kötüye gitmiştir.Yeni kurulacak Türk devleti de bu sistemi benimserse bunun yine aynı sonu hazırlayacağını bilen Atatürk halkı sistemin bir numaralı unsuru haline getirmiştir.
    Atatürk'ün halkçığını anlamak için Osmanlı ile tebasının ilişkisini ;osmanlı aydınları ile halkın kopukluğunu , Mustafa Kemal'in bunları irdeleyiş şeklini ve cumhuriyetin kuruluşuyla beraber izlenen politikalaları anlayabilmek gerekir. Bunları anlayabildiğimiz zaman Atatürk halkçığının nasıl olması gerektiğini ,günümüzde hedefinden ne kadar uzaklaşmış olduğunu da çok rahat anlayabiliriz. Atatürkçü düşünce sisteminin en önemli dişlilerinden biri olan halkçılık bunları idrak
    edebildiğimiz zaman ancak hedeflediği çizğiye ulaşabilir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 2.00 | Toplam : 1 kişi