+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Arkadaşlık ile ilgili atasözleri ve hikayeleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Arkadaşlık ile ilgili atasözleri ve hikayeleri





  2. Galus
    Özel Üye





    Cevap: Arkadaşlık ile Atasözleri öyküleri

    Dost acı söyler.
    Dost sevilip güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimsedir. Dostlar hiçbir çıkar kaygısı gütmeden yaklaşırlar insana. Düşman kimselerin aksine, insanın iyiliğini isterler. Sevinci paylaştıkları gibi üzüntüyü de paylaşırlar. Bu bakımdan dostlarımız olanlar eksikliklerimizi, kusurlarımızı, yanlışlıklarımızı yüzümüze karşı söylemekten çekinmezler. Bizi memnun etmek için değil doğruyu göstermek için konuşurlar. Amaçları bizi düzeltmek, acı da olsa gerçeği yüzümüze söylemektir. Bu bakımdan iyiliğimiz için söyledikleri sözlerden ötürü onlara kırılmamalıyız.

    Dost başa bakar, düşman ayağa.
    Temiz giyinip kuşanmak hem dost, hem de düşman için oldukça önemlidir. Bu durum başımızı yukarıda görmek isteyen dostlarımızı sevindirecek, ayağımızın kaymasını bekleyen düşmanlarımızı da kahredecektir.

    Dost dostun eyerlenmiş atıdır.
    Hakikî dost, dostunun en sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumda bekler.

    Dost ile ye, iç; alış veriş etme.
    Her türlü alış verişin temelinde çıkar yatar. Dolayısıyla çıkarların çatıştığı yerde tatsızlıkların baş göstermesi, giderek de dostluğu bozması mümkündür. O hâlde dostluklarını sürdürmek isteyen kimseler birbirleriyle alışveriş yaparken ya çok dikkatli olmalı, ya da alışveriş yapmaktan mümkün olduğunca kaçınmalıdırlar.


    ............

    Arkadaşlıkla İlgili Atasözleri ve Anlamları


    Yoldan kal, yoldaştan kalma
    Yolculukta insanın başına türlü işler, sıkıntılar, belâlar gelebilir. Bunların halledilmesi içinde bir insana gerek duyulur. Bu gereklik, yolculukta candan bir arkadaşın önemini büyük kılar. Dolayısıyla insan, candan bir yol arkadaşı bulabilmek için hareketini erteleyebilir.
    Üzüm üzüme baka baka kararır
    Her zaman bir arada bulunan, arkadaşlık eden, bir çevrede yaşamaya çalışan kimseler birbirlerinden etkilenirler; birbirlerinin özelliklerini, huylarını ve alışkanlıklarını kaparlar.
    Sürüden ayrılanı (ayrılan kuzuyu, koyunu) kurt kapar (yer).
    Herkesin tuttuğu yolu bırakıp ayrı bir yol tutturanlar, herkesin yaptığını yapmayanlar, ya da arkadaşlarının yardımıyla yapılan bir işten ayrılanlar büyük zarara uğrarlar.
    Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
    Kişi, kiminle arkadaşlık ederse, ondan etkilenir; onun alışkanlıklarına, düşüncelerine eğilim duyar; huyunu, gidişini kapar.
    Körle yatan şaşı kalkar (İtle yatan bitle kalkar).
    Değersiz, kötü, ahlâksız kişilerle ilişki kurup arkadaşlık yapanlar ister istemez onlardan etkilenir ve kötü huylar kaparlar. Çünkü insanı en çok etkileyen yakınında bulunduğu insanlardır.
    Kötü söyleme eşine, ağu katar aşına
    Yakın ilişkide bulunduğun kimselere (aile fertleri, komşu, arkadaş, mesai arkadaşları vs.) iyi davran, onları incitip kırma. Eğer böyle yaparsan onlar da senin hakkında hiç iyi düşünmezler, sana daha büyük kötülük yapma yoluna giderler.
    Dost kara günde belli olur
    Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
    Dostluk başka, alış veriş başka
    Alış verişin temelinde çıkar, dostluğun temelinde ise fedakârlık yatar. Bunu bilip dost kalmak isteyenler alış verişlerini arkadaşlık ilişkisinden ayrı tutarlar. Bu kişiler arasındaki dostluk, birinin ötekine fedakârlık yapmasını gerekli kılmaz.
    Dost acı söyler
    Dost sevilip güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimsedir. Dostlar hiçbir çıkar kaygısı gütmeden yaklaşırlar insana. Düşman kimselerin aksine, insanın iyiliğini isterler. Sevinci paylaştıkları gibi üzüntüyü de paylaşırlar. Bu bakımdan dostlarımız olanlar eksikliklerimizi, kusurlarımızı, yanlışlıklarımızı yüzümüze karşı söylemekten çekinmezler. Bizi memnun etmek için değil doğruyu göstermek için konuşurlar. Amaçları bizi düzeltmek, acı da olsa gerçeği yüzümüze söylemektir. Bu bakımdan iyiliğimiz için söyledikleri sözlerden ötürü onlara kırılmamalıyız.
    Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur
    İnsanlar gezen, dolaşan, hareket eden varlıklardır. Bir yerden kalkıp başka bir yere gidebilirler. Arkadaşlar, dostlar, tanıdıklar birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar, günün birinde, bir yerde karşılaşabilirler; hatta hiç karşılaşmayacaklarını sanan insanlar dahi birbirlerine kavuşabilirler.
    Can canın yoldaşıdır
    İnsan yaratılışı gereği tek başına yaşayamaz. Bir arkadaşa, bir dosta mutlaka ihtiyaç duyar. Bu, gerek iş yapması, gerek sorunlarını çözmesi, gerekse konuşup dertleşmesi için zorunludur.
    Bir selâm bin hatır yapar
    Dinimizin bir emri olan selâm, bir bilgi ve sevgi belirtisidir. Dolayısıyla gönül kazanmanın önemli bir anahtarıdır. Yakınlarımıza, arkadaşlarımıza, hatta yabancılara bile vereceğimiz selâm onlarla aramızda bir yakınlığın doğmasına yol açar; gönülleri birbirine yaklaştırır. Bu sebeple selâmlaşmayı ihmal etmemek gereklidir.
    Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla
    Bir kimse, kendi niteliğine uyan, kendine denk olan, kendine benzeyen kimselerle beraber olur, arkadaşlık eder, düşüp kalkar.
    Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil (Adam adama yük olmaz).
    Birileri gelip konuğumuz olabilir, evimizde kalabilir. Bu konuk tıpkı can gibidir; can nasıl gövdeye geldiği gibi gidiyorsa, konuk da günün birinde geldiği gibi gidecektir. Bu sebeple yanımıza gelen arkadaş, dost, yakın ve konuklarımızdan yaka silkmemeliyiz.
    Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim
    Adam ahbabından bellidir (Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu diyeyim).
    İnsan daha çok anlaştığı, huyunu suyunu bildiği, sevdiği, yanında bulunmaktan hoşlandığı kimselerle arkadaşlık kurar; dostluk eder. Dolayısıyla bir kimsenin iyi ya da kötü olduğu, arkadaşlık kurduğu kimsenin kişiliğine bakılarak anlaşılabilir.
    Ayıpsız yâr (dost) arayan, yârsız (dostsuz) kalır.
    Hemen her şeyin, her insanın bir kusuru, bir eksiği vardır. Hatasız kul olmaz. Dolayısıyla insanın mükemmel bir dost, arkadaş ve sevgili aramaya çalışması boşunadır. Böyle bir dost bulamayacağı gibi, dostsuz kalması da mümkündür. Bu bakımdan insan bir şey elde etmek, bir dost bulmak istiyorsa onları kusurları ile kabul etmeye hazır olmalıdır.
    Aşını, eşini, işini bil
    Doğru, düzgün, sağlıklı, mutlu ve verimli bir hayat mı yaşamak istiyorsun? O hâlde yiyeceğine dikkat et, temiz ve helâl ye. Eşini ve arkadaşını iyi seç, kötülerden uzak dur. Bir iş edin, edindiğin işe sahip çık, onu lâyıkıyla yap.







  3. Ziyaretçi
    Arkadaşlık ile ilgili öykü

    Kötü karakterli bir genç varmış.

    Birgün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş.
    "Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahtaperdeye bir çivi çak" demiş.

    Genç, ilk günde tahtaperdeye 37 çivi çakmış.
    Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış.

    Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahtaperdenin önüne götürmüş.

    Gence, "Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtaperdeden bir çivi çıkart (sök)" demiş.

    Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış.

    Babası ona, "Aferin iyi davrandın ama bu tahtaperdeye dikkatli bak. Artık çok delik var. Bundan sonra geçmişteki gibi güzel olmayacak.

    Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (bir delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik aynen kalacak (kapanmayacak).

    Bir arkadaş ender bir mücehver gibidir. Seni güldürür yüreklendirir. Sen ihtiyaç duyduğunda yardımcı olur. Seni dinler sana yüreğini açar"







  4. Ziyaretçi
    çok güzel ya bayıldım

  5. Ziyaretçi
    bayıldım adımda gizemkusura bakmayında biraz havalıyım on bir yaşımdayım benden büyükler havalanmasın kuzişimle birlikte fotolarım o da havallı bana laf atana koboy söylemesi boy boy

  6. Ziyaretçi
    çok güzel olmuş çok işime yaradı.

  7. Ziyaretçi
    haarika 100 aldım tşk ederm

  8. Ziyaretçi
    arkadaşlık ile ilgili bir atasözü ve onla ilgili hikaye istiyorum acillllll !!!!!!

  9. Ziyaretçi
    Adamsınız be kankalar
    İyi az çok işimi gördü

  10. Ziyaretçi
    Teşekkürler ödevim için uygunmuş.

  11. Ziyaretçi





    Dost Kara Günde Belli Olur

    Olmuş mu, olmamış mı? Geçmiş zamanlarda mı veya yakınlarda mı? Şehirde mi ya da köyde mi? Bilmiyoruz,ama iki kardeş varmış. Birisi zengin mi zengin birisi çok fakirmiş. Fakir olanın tam yedi çocuğu varmış ve gece gündüz demeden çalışıp ailesini kıt kanaat geçindirirmiş. Zengin kardeş ise hiç çalışmıyormuş, fakat zevk sefa içinde yaşıyormuş. Yan gelip yatarak göbeğini büyütüyormuş. Bütün işleri hizmetçileri yapıyormuş. Malı mülkü, koyunu çokmuş, fakat hiç çocuğu yokmuş. Bir çok arkadaşı varmış. Onları her zaman evine davet eder, yiyip içip eğlenirlermiş.
    Onun güzel mi güzel, tatlı sözlü, güler yüzlü ve zeki bir hanımı varmış. Kocasının, arkadaşlarını öz kardeşinden üstün tutmasından hoşlanmazmış, bu nedenle arkadaşlarına gösterdiği aşırı hürmetten rahatsızlık duyarmış. Bir gün kocasına:
    – Arkadaşlarınla yiyip içmektense kardeşine yiyecek bir şeyler versen, ona yardım etsen, onu zor durumdan kurtarsan daha iyi olmaz mı? Bak ailesini geçindirmek, ellere muhtaç olmamak için gece gündüz demeden çalışıyor. Bizim kazancımızı ise huyunu suyunu bilmediğimiz insanlar yiyor, demiş. Bunun üzerine kocası:
    – O benim arkadaşlarımın dengi değil, demiş.
    Sonra hanımı tekrar:
    – Sen, hastalandığın zaman o arkadaşların sana arka çıkacaklar mı? Yanına gelirler mi? diye sormuş.
    Kocası da:
    – Tabi ki arka çıkarlar! Tabi ki gelirler, demiş.
    Bu cevabı alan kadın söz bulamamış kocasına söyleyecek. Kocasının arkadaşlarını ve kardeşini denemek için hemen hizmetçileri çağırıp:
    – Kocam sıtma hastalığına tutuldu, gidin kardeşine ve arkadaşlarına haber verin, demiş.
    Onlar da tez gitmişler tez dönmüşler.
    Zengin kardeşin arkadaşları:
    – Bize hastalık bulaşır, deyip gelmemişler; ama fakir kardeşi, bu haberi duyar duymaz işini bırakmış, çocukları ve hanımıyla gelmiş. Bunun üzerine zengin kardeş hiçbir şey söyleyememiş. Hanımı ise fakir kardeşin vefasına karşı besili bir koç kestirmiş, kayınına eltisine ve çocuklara yedirmiş, artan eti de hediye etmiş. Fakir kardeş, kardeşlik vazifesini yaptıktan sonra evine dönmüş. O döndükten sonra zengin kardeşe:
    – Dost kara günde belli olur, demek kalmış.

  12. Ziyaretçi
    evet cok guzel gercekten yazana teşekkur ederım

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
arkadaşlıkla ilgili atasözleri ve hikayeleri,  arkadaşlık ile ilgili atasözleri ve hikayeleri,  atasözleri ve hikayeleri,  arkadaş ile ilgili atasözleri ve hikayeleri,  atasözleri ile ilgili hikayeler
5 üzerinden 2.69 | Toplam : 26 kişi