+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden vücudumuza destek ve hareket veren yapılar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    vücudumuza destek ve hareket veren yapılar





  2. Galus
    Özel Üye





    Cevap:
    1. VÜCUDUMUZA ŞEKİL VEREN VE HAREKETİNİ SAĞLAYAN YAPILAR NELERDİR


    1. VÜCUDUMUZDA SİSTEMLER
    2. DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ
    3. Vücudumuza şekil veren, organlarımıza tutunma yüzeyi oluşturan ve hareket etmemizi sağlayan sistemimiz, destek ve hareket sistemidir.
    4. İSKELET SİSTEM
    5. İnsanda iskeletin;
      Baş: Kafatsı, yüz.
      Gövde: Omurga, Göğüs kafesi.
      Üyeler: Kollar, Bacaklar olmak üzere üç kısımda incelenir.
      İskeletimizin temel kısımları; Kemik, kıkırdak ve eklemlerdir.

      KEMİK
      · Vücudumuzda;
      Uzun (kol ve bacak),
      Kısa (el, ayak) ve
      Yassı (kafatası, kaburga) şekillere sahip 206 kemik vardır.
      · Kemiğin yapısında su, mineraller ve protein yapılı maddeler bulunur.
      · Mineraller kemiğe sertlik verir.
      · Protein yapılı maddeler ise kemiğe esneklik kazandırır.
      Kemiğin Kısımları;
      1. Kemik Zarı: Vücudumuzdaki bütün kemiklerin dış yüzeylerini saran zardır.
      Kemik zarının;
      ü Kemiği dış etkenlerden koruma,
      ü Kemiğin enine kalınlaşmasını sağlama,
      ü Kemiğin kırılması yâda çatlaması durumlarında onarma,
      ü Kemiğin beslenmesini sağlama gibi görevleri vardır.
      2. Sert (Sıkı) Kemik Dokusu:
      ü Bütün kemiklerde kemik zarının altında bulunan, kemiğe sertlik ve desteklik kazandıran dokudur.
      ü Bu dokuda, kemik hücreleri ve kan damarlarının yanı sıra kemiğin esnek olmasını sağlayan elastik lifler (iplik)de vardır.
      ü Sert kemik dokusu uzun kemiklerin gövde kısmında, kısa ve yassı kemiklerin dış kısmında bulunur.
      3. Süngerimsi Kemik Doku:
      ü Gözenekli bir yapıya sahip olan bu dokunun gözenekleri arasında kırmızı kemik iliği vardır.
      ü Bu doku kısa ve yassı kemiklerin iç kısmında, uzun kemiklerin uç (baş)kısmında bulunur.
      4. Sarı Kemik İliği:
      ü Yağ oranının çokluğundan dolayı sarı renktedir.
      ü Sadece uzun kemiklerin orta kısmında bulunur.
      ü Kısa ve yassı kemiklerde yoktur.
      ü Kan hücrelerinin yapımında görevlidir.
      5. Kırmızı Kemik İliği:
      ü Uzun kemiklerin uç kısmında, yassı ve kısa kemiklerin iç kısmında yer alan süngerimsi kemik dokunun içinde bulunur.
      ü Kan hücreleri yapımını sağlar.
      KIKIRDAK
      ü Kemiklerin uç kısmında beyaz renkte, esnek yapıda olan kıkırdak bulunur.
      ü Kıkırdak sayesinde kemiklerin birbirine değmesi ve aşınması engellenir. Böylece, hareket etmemiz kolaylaşır.
      ü Kıkırdak doku aynı zamanda kemiğin boyca uzamasını sağlar.
      ü Anne rahminde iskeletimizin büyük bir kısmını kıkırdak oluşturur.
      ü Doğum sonrasında ve büyüme çağında, kıkırdak doku yerini vücudumuzun belli kısımlarında kemik dokuya bırakır.
      ü Vücudumuzdaki bazı kısımlar ise kıkırdak yapıda kalır.
      Örneğin; Burun, kulak kepçesi gibi.

      EKLEM
    6. Kemiklerin birbirine bağlanmasını sağlayıp hareketlerimizi kolaylaştıran yapılardır.
    7. Arasında bulunduğu kemiklerin özelliğine göre üçe ayrılır;
      a. Oynar Eklem
      b. Yarı oynar eklem
      c. Oynamaz eklem
    8. Oynar Eklem:
    9. ü Kol ve bacaklarımızdaki uzun kemiklerin arasında bulunan eklemlerimizdir.
      ü Kapsül ile çevrili olan eklemin kapsül ile arasında boşluk bulunur. Bu boşlukta bulunan eklem sıvısı, kemiklerin birbirine sürtünüp aşınmasını önler.




      Deri Sistemi

      Sahip olduğu reseptörlerle vücudun en geniş genel duyu organı olan deri, aynı zamanda vücudun en büyük ve en ağır organıdır.
      Yaklaşık 5 kg ağırlığında olan deri, ortalama kalınlığı 1-2 mmdir. Ancak vücudun bazı bölgelerinde daha ince (göz kapakları: 0.5 mm), bazı bölgelerinde ise daha kalındır (sırtın üst tarafı: 5 mm).
      Deri duyu organı olmasının yanında başka işlevler de üstlenmiştir. Bunların en başında ise vücudu mekanik, kimyasal, ışın ve termal zararlara karşı koruması gelir. Deri aynı zamanda vücut ısısının dengelenmesinde önemli rol oynar. Ter ile yağ bezleri ile de vücudun artık maddeleri uzaklaştırmasında rol oynar.

      Yaşa bağlı olarak deri, dehidrate olarak genellikle kuruyup kırışmaya başlar. Cildin kırışması genellikle yirmili yaşların ortalarında ve yüzde başlar. Deri elastikiyetini yitirir ve derinin ter ve yağ bezlerinin aktivitesi azalmaya başlar.


      Derinin yapısı

      Deri dıştan içe doğru üç katmandan oluşur. Bunlar; epidermis, dermis ve hipodermistir.

      Epidermis: Derinin en dış tabakası olup, keratinleşmiş örtü epitelinden oluşmuştur. Keratin tabakası ile deriyi mekanik, kimyasal ve mikrobik etkilerden koruyan epidermiste kan damarları bulunmaz. Altında bulunan bağ dokusundan diffüzyonla beslenirler. Avuç içi, ve ayak tabanı epidermisin en kalın olduğu yerlerdir.

      Dermis: En kalın deri katmanıdır. Proteinden meydana gelmiş kollagen iplikler, elastik ve retiküler bağ dokusundan oluşmuştur.

      Hipodermis: gevşek bir katman olup fibröz bağ dokusundan meydana gelmiştir. Bu gevşeklik sayesinde deri katmanı serbestçe hareket ettirilebilir. Yağ dokusu bu katmanda bulunur. Bu doku sayesinde vücudun şekli, yani dış görünümü ortaya çıkar.


      Deri Bezleri:

      1- Ter bezleri: Hemen hemen vücudun her bölgesinde bulunurlar. Dudak kenarı, vulvanın iç dudakları, tırnak yatakları, klitoris ve penis başında bulunmazlar. Ter bezleri vücut ısısının düşürülmesinde rol oynarlar. Ter bezleri strese de cevap verirler. Ayrıca seksuel aktivitede de salgı yaparlar.


      2- Yağ bezleri : Dermiste bulunan yağ bezleri ayak tabanı ve avuç içi hariç tüm vücuttabulunurlar. Sebun-m denilen salgılarını direk kıl foliküllerine veya deriye verirler. Sebum derinin geçirgenliğini ayarlar ve bakteri ile mantarlara karşı koruyuculuk yapar. Ergenlik dönemine girişte hormonal değişiklikler sonucu sebum salgısı artar. Bunun sonucunda akneler oluşur.


      Kıllar
      Avuç içi, ayak tabanı, dudaklar, vulvanın iç dudakları ve meme uçları hariç tüm vücutta bulunurlar.
      Kıllar gündüze nazaran gece, soğuğa nazaran sıcakta daha hızlı büyürler. Ergenlik döneminde başlayan vücut kıllanması 50 yaşlarına kadar devam eder. En hızlı büyüme kadınlarda 16-24 yaşları arasındadır.
      Erkeklerde kadınlara nazaran daha çok kıl var gibi görünse de her iki cinste de tüm vücutta yaklaşık 10 milyon kıl vardır.
      Saçların bazı koruyuculuk görevleri vardır. Saçların dökülmesinde genetik yatkınlık ve hormonal etki büyük yere sahiptir. Testesteron fazlalığı ya da östrojen azlığı kelliğe yol açabilmektedir. Ayrıca stres, yetersiz beslenme, çeşitli hastalıklar ve bazı dış faktörler de dökülmelere neden olabilir.

      Kılların gelişimi fetal evrenin 3. ayında başlar. 5. aydan sonra saçlar ve kaşlar belirmeye başlar.

      Eşeye göre farklılık gösteren vücut kılları 3 grupta incelenir

      1- Her iki eşeyde de oluşan ve pubertede oluşan kıllar: koltukaltı kılları, pubis kılları, baş kılları ve genital kıllar
      2- Erkeklerde androjenlerin etkisi ile oluşan kıllar: Sakal, dış kulak kılları, burun kılları, omuz, sırt, göğüs, karın ve kol kılları.
      3- Her iki eşeyde de bulunan ve puberte ile ilgili olmayan kıllar: Kaşlar, kirpikler ve bacak kılları



      Tırnaklar
      Tırnaklar da tıpkı kıllar gibi epidermisin modifikasyonlarıdır. Keratin tabakası oldukça yoğundur. Aslında şeffaf görünüme sahip olan tırnaklar, altındaki vasküler doku yüzünden pembe görünürler. El tırnakları ayak tırnaklarından daha hızlı bir şekilde, haftada yaklaşık 0.5 mm kadar uzarlar. Bazen tırnaklarda meydana gelen değişiklikler bazı hastalıkların habercisi sayılabilir. İlerleyen yıllara bağlı olarak kıl ve tırnak büyüme hızı yavaşlar.

      Derinin Rengi
      Derinin rengi melanin ve karoten denen renk pigmentleri ile meydana gelir.
      Melanin pigmenti, melanosit denilen özelleşmiş hücrelerden sentezlenir. Melanositler epidermiste yer alırlar. Tüm deride bulunan melanositler özellikle genital organların etrafında ve meme uçlarında daha fazla bulunurlar. Melanin deri haricinde kılda ve gözün retine ile iris kısmında da vardır.
      Melanin nükleus ve çekirdeğigüneşin zararlı ultraviyole ışınlarına karşı korur ve kanserin ortaya çıkmasını önler.
      Hangi deri rengine sahip olursa olsun tüm insanların derisinde melanin vardır fakat miktarları farklıdır.
      Bazı insanlarda melanin birikerek koyu bölgelerin, yani çillerin oluşmasına neden olurken bazı insanlarda da bu durumun tam tersi olur. Yani vücudun bazı bölgelerinde melanin eksikliği sonucu beyaz lekeler ortaya çıkar.
      Vücut derisinde milimetre karede yaklaşık bin kadar malanosit bulunur. Bu sayı vücudun koyu bölgelerinde iki katına çıkar.
      Karoten ise deriye sarımsı bir renk verir. Karoten derinin her tabakasında bulunur. Tüm insanlarda karoten vardır fakat rengi açık olduğu için deri renginin oluşmasındakietkisi melanin ile anlam kazanır.
      Deri renginin oluşumunda bu pigmentlerin yanı sıra oksijenlenmiş kanın kırmızı rengi de etkilidir.








+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
vücudumuza destek veren yapılar,  bulundugu yapiya sertlik ve desteklik kazandirir,  Haraket veren
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi