İçinde göz kelimesi geçen deyimler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden İçinde göz kelimesi geçen deyimler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    İçinde göz kelimesi geçen deyimler




    Paylaş

  2. İlk Yolcu
    Bayan Üye





    Cevap: içinde göz kelimesi geçen deyimler ve anlamları

    •Göz açamamak: Yoğun ve sıkı işleri yüzünden başka bir işle ilgilenmeye vakit ve fırsat bulamamak.
    •Göz açıp kapayıncaya kadar: (deyiminin anlamı) Pek kısa bir zamanda.
    •Göz açtırmamak: (Başka bir iş yapmasına) Vakit ve fırsat vermemek.
    •Göz alabildiğine: Gözün görebileceği en uzak yerlere kadar.
    •Göz alıcı: Güzelliği hemen dikkati çeken, alımlı.
    •Göz almak: Göz kamaştırmak.
    •Göz aşinalığı: Karşılaşılan bir kimseyi önceden kısa bir süre görmüş olmaktan doğan tanıma.
    •Göz atmak: Kısaca bakıvermek.
    •Göz aydına gitmek: Sevinçli durumdaki bir kimseye "gözün aydın" deme gitmek.
    •Göz banyosu: Güzel kimseler hoşlanarak bakmak, etkisinde kalınan güzellikten, seyrederek zevk almak.
    •Göz boyamak: Nitelikçe kötü bir şeyi, iyi gibi göstermek, böylece karşısındakini aldatmak; bir şey, olduğundan farklı görünmek.
    •Göz (nazar) değmek: Uğursuzluğuna, kötülüğü dokunacağına inanılan birinin kıskançlık yada hayranlıkla bakması sonucu kötü bir duruma düşmek.
    •Göz dikmek: Bir şeyi ele geçirmek isteğine kapılmak.
    •Göz doldurmak: Görünüşüyle umulduğundan çok etkilemek.
    •Göz doyurmak: (Bir şey) Görünüşüyle etkili olmak, seyredenlere zevk vermek.
    •Göz etmek: Başkalarının gizlediği isteklerini birine göz kırparak yada gözlerini oynatarak anlatmak.
    •Göz gezdirmek: 1.Yazılmış bir şeyi kendini vermeden okumak.
    2.Birçok şeye dikkatsiz bakıp geçmek.

    •Göz göre (göz göre göre): 1.Herkesin gözü önünde.
    2.Apaçık, utanmadan, çekinmeden.

    •Göz göz: Üzerinde birçok göz (delik) bulunan.
    •Göz göze gelmek: Bakışları karşılaşmak.
    •Göz gözü görmemek: Sis, duman, toz gibi engellerden ortalık görülememek.
    •Göz hakkı: Görülüp de imrenilebilecek ufak tefek şeylerden, görenlere verilen pay.
    •Göz hapsine almak: Bakışlarını üzerinden ayırmamak, hiçbir davranışını gözden kaçırmamak.
    •Göz kamaştırmak: 1.(Kuvvetli ışık yada parlaklık) Kısa bir zaman için görüşü bulandırmak.
    2.Hayran etmek, görenleri hayran bırakmak.

    •Göz kararı: Ölçü yada tartıyla kullanılan şeylerde göz oranlaması.
    •Göz kesilmek: Bütün dikkatiyle bakmak.
    •Göz kırpmadan: Acımadan, merhamet etmeden, hiç çekinmeden, duraksamadan.
    •Göz kırpmak: Birine amacını işaretle anlatmak için bir gözünü bir an için kapayıp açmak.
    •Göz koymak: Bir şeyi ele geçirme isteği gütmek.
    •Göz kulak olmak: Bir şeyin korunmasında dikkatli olmak.
    •Göz kuyruğuyla bakmak: → Göz ucuyla bakmak.
    •Göz nuru: 1.Görme yeteneği.
    2.Göz emeği.

    •Göz nuru dökmek: İnce, değerli bir şey oluşturmak için göz emeği harcamak.
    •Göz önüne getirmek: Tasarımlamak, hesaplamak.
    •Göz süzmek: Göz kapaklarını birbirine yaklaştırarak, baygın baygın bakmak.
    •Göz ucuyla bakmak: Başını çevirmeden, gözlerini yana çevirerek bakmak.
    •Göz yıldırmak: Güç yitirecek etki yapmak, moral bozmak.
    •Göz yummak: Kusurları görmezliğe gelmek.
    •Göz yummamak: 1.Kusurları görmemezliğe gelmemek!
    2.Hiç uyumamak.

    •Gözden çıkarmak: Yokluğuna katlanmak, elden gitmesine razı olmak.
    •Gözden düşmek: Daha önce kendisine değer vermiş kimselerin sevgi ve güvenini yitirmek.
    •Gözden geçirmek: Bir şeyin ne olduğunu, nasıl olduğunu anlamak için her yanına bakmak, incelemek, muayene etmek, denetlemek.
    •Gözden kaçmak: Nasılsa görülmemiş farkına varılmamış olmak.
    •Gözden kaybolmak: Ortadan çekilmek yada görülmez olmak.
    •Gözden sürmeyi çekmek (çalmak): Çalamayacağı bir şey bulunmayacak denli becerikli hırsız olmak, kimseye sezdirmeyerek, çok becerikli biçimde hırsızlık yapmak.
    •Gözden uzaklaşmak: Ayrılıp başka yere gitmek, görülmez olmak.
    •Göze almak: Gelebilecek her türlü zararı ve tehlikeyi önceden kabul etmek.
    •Göze batmak: 1.Bakanları tedirgin edecek gibi aykırı, uygunsuz yada yakışıksız görünmek.
    2.Çekememezliğe yol açmak.







  3. Ziyaretçi
    çok güzel valla







+ Yorum Gönder
içinde göz kelimesi geçen deyimler,  icinde goz gecen deyimler,  içinde göz geçen deyimler,  içinde göz geçen bir deyim,  göz ile ilgili deyimler
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi