+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Sözlü tarih çalışması yaparken nelere dikkat etmeliyiz ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Sözlü tarih çalışması yaparken nelere dikkat etmeliyiz





  2. Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: sözlü tarih çalışması yaparken nelere dikkat etmeliyiz

    Sözlü tarih, toplumsal tarihten siyasi ve ekonomik tarihe uzanan geniş bir yelpazede, geçmişin belleklerde kalan bilgisini bugünden derleyen, disiplinlerarası bir yaklaşımdır. Sözlü tarih, II. Dünya Savaşı sonrasında, yeni teknolojilerden sosyal bilimler alanında da yararlanılmaya başlanmasıyla; öncelikle ABD'de, daha sonra İngiltere ve kıta avrupasında toplumsal tarih yazımında kullanılmaya başlamış bir araştırma yöntemdir. Bu yöntemden faydalanılarak, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'de, toplumsal tarihi belgeleyen yerel ve ulusal ses/görüntü arşivleri oluşturulmuştur. Türkiye'de ise, sözlü tarih araştırmacılığı son 15 yıl içerisinde gelişmiştir: Bugün üniversitelerin tarih, antropoloji, sosyoloji, siyaset bilimi, iktisat vb. bölümlerinde ve sosyal bilimler enstitülerinde, toplumsal tarih araştırmaları yapan vakıf ve diğer sivil toplum örgütlerinde çok sayıda sözlü tarih çalışması yapılmaktadır. Bunun yanı sıra sözlü tarih edebiyat ve belgesel sinema alanlarında da kullanılmaya başlanılmıştır.
    Sözlü tarih araştırmacılığı, tarih yazımının demokratikleşmesini sağlamıştır: Toplumsal tarih yazımında dışarıda bırakılmış farklı sosyo-ekonomik ve kültürel grupların, kadınların da tarih yazımının konusu olmasını sağlamış ve tarih yazımının alanının genişlemesine doğrudan katkıda bulunmuştur. Avrupa'da, 19. yüzyılın başlarında fen bilimlerine öykünerek, pozitivist bilim anlayışı doğrultusunda kendini kuran soysal bilimlerin; çalışma ilkeleri, yöntemi ve konuları bakımından birbirlerini dışlayan tutumunun II. Dünya savaşı sonrasında değişmesinde ve disiplinlerarası çalışma anlayışının gelişmesinde İngiltere ve kıta avrupasında yapılmış sözlü tarih çalışmalarının önemli katkısı olmuştur. Örneğin, kıta Avrupa'sında anti faşizan hareketler, Yahudi soykırımı ya da İspanya iç savaşını konu alan “partizan hareketler” üzerine yapılmış sözlü tarih araştırmaları; İngiltere'de işçi sınıfı hareketinin gelişimi konusunda yapılmış sosyal tarih çalışmaları, feminist hareket üzerine yapılan çalışmalar ya da “siyah hareketlerle” ilgili sözlü tarih araştırmaları bunlara örnek olarak verilebilir.
    Sözlü tarih çalışmaları, belli bir olay veya döneme ilişkin kişisel tanıklık ve/veya yaşantıların kaydedilerek derlenmesi yoluyla toplumların tarihlerini dinamik bir eksende -eleştirel bir gözle- yeniden kurmalarına katkıda bulunmaktadır. Yaşam anlatılarının derlenmesi yazılı-belgeye dayalı tarihin saptayamayacağı bilgilere ulaşılmasını sağlar, bilimsel tutarlılığa uyumlu şekilde kişisel belleği, sıradan insanların anılarını tarih yazımında ön plana çıkarır.
    Sözlü tarih yöntemiyle belli bir tema etrafında, belli bir toplumdaki farklı toplumsal grupların tanıklıklarından hareketle belli bir döneme ilişkin tarihsel bilgi üretilebilir. Örneğin; ulusal ya da bölgesel düzeyde, Cumhuriyet dönemi farklı mesleki pratikler; ipek dokumacılığı, bakırcılık vb. kaybolmaya başlamış zanaatlar yaşam anlatıları üzerinden araştırılabileceği gibi, küçük bir yerleşim yerinin yerel tarihi de sözlü tarih araştırmacılığının konusu olabilir. Benzer bir şekilde sözlü tarih araştırmacılığıyla, belli bir toplumda siyasi, kültürel ve iktisadi açıdan ayırt edici özelliklere sahip “kuşakları” birbiri ile kıyaslamak/karşılaştırmak ve/veya toplumsal-ekonomik travma dönemlerinin sıradan hayatlardaki karşılığının tarihlerini de yazmak mümkün olur. Tarih, insansız bir soyutlama alanı olmaktan çıkar, bizzat farklı yaşam deneyimleri ve bunların anlatımlarıyla bezeli insani bir forma bürünür, soluk alır hale gelir.
    Belgelerin yeterli olduğunun düşünüldüğü durumlarda bile, sözlü tarihe başvurmak; incelenen olay-dönem-kurumun tarihinde "bulmacanın" daha çok parçasını masaya koymak, geçmişin daha detaylı ve renkli bir manzarasını oluşturabilmek demektir. Günümüzde sözlü tarih araştırmacılığı, belgeye dayalı tarihçiliği eleştirdiği kadar bir o kadar da besleyip zenginleştiren, disiplinlerarası bir yaklaşım olarak görülmektedir.







  3. Ziyaretçi
    Sözlü tarih çalışması yaparken dikkat edilmesi gerekenler

    En önemli kural görüşme yaptığınız insana saygıdır. Bu insanın rızasını almak, hassas olduğu konulara dikkat etmek, yaptığınız söyleşinin başkaları tarafından öğrenilmesi sonucu kendisi utandıracak, toplumda kendisini küçük düşürecek, kendisine maddi ve manevi zarar verecek herşeyden kaçınmak gereklidir. Kimse sizinle görüşme yapmaya mecbur değildir, reddedilmeye karşı saygı göstermek gereklidir.

    İkinci bir kural karşınızdaki insanın akıl sağlığının yerinde olmasıdır. Bununla kasdedilen unutma değildir, yaşlıları çoğunun hafızası çok kuvvetli değildir, ama bu onlarla görüşmeye engel teşkil etmez. Çeşitli tekniklerle onların bazı olayları hatırlamasına yardımcı olabilirsiniz. Onlara çeşitli eski resimler göstermek veyahut soruları çeşitli açılardan tekrar tekrar sormak işe yarayabilir. Karşınızdaki kişi bir insanın doğum tarihinini hatırlamıyorsa, “öldüğünde kaç yaşındaydı”, “kaç senesinde öldü” diye sorarak kendiniz hesaplayablirisiniz. Bir insan hakkında bilgi alınacaksa önce o kişinin dış görünüşünü tarif ettirmek işe yarayabilir. Fakat görüşme yaptığınız kişilerin pek çok şeyi karıştırabileceklerini, yanlış hatırlayabileceklerini de unutmayın, buna karşı uyanık olun.

    Sözlü tarih konusunda üçüncü bir kural duyduklarınıza eleştirel yaklaşmaktır. En önemli sorun bazı bilgilerin bu kişilerin kitaplardan ya da televizyondan sonradan öğrendikleri olması ve bunları size sanki kendi büyük dedelerinden dinlemiş gibi anlatabilmesidir. Bunun için anlattığın bilgileri nerden öğrendiklerini sormalısınız.

    Dördüncü olarak sistematik bir soru veya konu listesi hazırlamak gerekliliğidir. Özellikle Kırım Tatar göçleri ve yahut göç sonrası yeni bir hayatın kuruluşunun anlamak için yapacağınız bu görüşmelerde gündemdeki son olaylardan birini tartışarak konudan uzaklaşmak istemezsiniz. İyi bir görüşmeci görüşmeye hazırlıklı gelir ve ne zaman müdahale edeceğini bilir, konuyu yine kendi merak ettiği meseleye kibarca getirebilir.

    Son olarak da dünyada mükemmel bir görüşme olmayacağını unutmayın. Mutlaka eksiklikler olacaktır. Sormayı unuttuğunuz sorular, konu dışına tahmininizden sık çıkmalar, vb. Ama görüşme yapmak da bir sanattır ve insan tekrarladıkça bu konuda kendini geliştirir. Her görüşülen kişi aynı derecede konuşkan, hoşsohbet olmayabilir. Sessizlik olmasın diye her dakikaya bir soru sıkıştırmaya çalışmayın, karşınızdaki insana aklını toparlaması için zaman tanıyın.







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
sözlü tarih çalışması yaparken nelere dikkat etmeliyiz,  sözlü tarih yaparken nelere dikkat etmeliyiz,  sözlü tarih çalışması yaparken nelere dikkat edilir,  sözlü tarih çalışmasında nelere dikkat etmeliyiz,  sözlü tarih çalışmasında nelere dikkat etmeliyiz madde halinde
5 üzerinden 3.20 | Toplam : 5 kişi