3 yaşındaki bir çocuğun konuşamama nedenleri

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden 3 yaşındaki bir çocuğun konuşamama nedenleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    3 yaşındaki bir çocuğun konuşamama nedenleri





  2. 2
    naberya?
    Bayan Üye





    Cevap:
    nsanlar arasındaki iletişimin en etkili yolu konuşmadır. Duyma, konuşma ve lisan sözel iletişimin temel elemanlarıdır. Bu 3 elemandan herhangi birindeki aksama konuşma bozukluğuna yol açabilir. Konuşma bozukluğu çocukların çevreleriyle ilişkilerini bozduğu gibi, çok ciddi psikolojik sorunlara da neden olabilir.

    Konuşmanın ilk alıştırmaları doğduğumuz gün ağlama ve sızlanmalarla başlar. Ağlarken konuşma, dil ve çene hareketlerini öğrenmiş oluruz. Üçüncü ayla birlikte kumru gibi ses çıkarma anlamına gelen cıvıldama dönemine gireriz. Bu dönemde gerçek dille alakalı olmayan, öğrenilmemiş, çevresel etkenlerden ve işitme duyusundan bağımsız olan sesler çıkarırız.
    İlk çıkan sesler genellikle anlamsızdır, ancak geleceğin anlamlı sözcüklerinin temelidir. Altıncı ayda hecelemeye, 9 ayda ritmik sesler çıkarmaya (ma-ma) ve iki heceyi bir arada kullanmaya başlarlar.(ma-ma, da-da gibi). 40. haftayla birlikte heceler birleşir ve anlam kazanmaya baslar (baba, dede gibi). Normal gelişim gösteren çocuklar iki yasında konuşmaya başlarlar. Bu yasta 80-100 civarında sözcüğü anlayan çocuk, ilk basit cümlelerini kurmaya başlar. 3 yasında çocuk anlamlı ve düzgün cümleler kurar, kendini daha iyi ifade eder ve yabancılarla anlaşabilmeye başlar.
    Çocuk 18 ila 24. aylar arasında arka arkaya 2-3 anlamlı kelime söylemeye başlar. Normal gelişim evrelerine göre 2 yas çocuğunun konuşmaya başlamış olması beklenir. 2 yaşındaki çocuk, cümleler kuramayabilir ancak arka arkaya 2-3 anlamlı kelime söyleyemiyorsa, bir uzmana başvurmak gerekir. Anne-babalar çocuklarının konuşma problemi olup olmadığını ancak 18 ayda fark edebilirlerken, bir uzman bunu 8-10. aylar arasında fark ederek dil gelişim terapisine başlayabilir.
    Hiç konuşamayan çocukta önce ne düşünülür?
    İşitme sisteminin normal çalışması, doğru konuşma için gerekli ilk noktadır. Konuşmanın öğrenilmesi için çocuğun sözcükleri duyması gerekir.
    Araştırmalar işitme kaybı şüphesi ile tanı konması arasında geçen sürenin ortalama 6 ay olduğunu gösteriyor. Yine araştırmalar gösteriyor ki, işitme kaybı tanısı ne kadar gecikirse, konuşma yetisi o kadar problemli olur. Ağır işitme kaybı olan çocuklarda konuşma kusuru oluşmaması için teşhis erken konmalı ve çocuk 6 aylık olmadan işitme cihazı kullanmaya başlamalıdır. 1998‘den beri her yeni doğana İŞİTME TARAMA TESTİ yapılması bilimsel kurullar tarafından önerilmiştir. Doğum sonrası işitme tarama testlerinin yapıldığı hastanelerde doğan çocuklarda normal konuşma oranı daha yüksektir.
    Yeni doğanda doğumsal işitme kayıplarını artıran risk faktörleri
    • Çocuğun prematüre doğması (34 haftadan önce ve 2000 g’ın altında )
    • Hamilelikte geçirilen viral infeksiyonlar,
    • Doğum sonrasında uzun sureli solunum sıkıntısı,
    • Doğum sırasında beyine 4-5 dakika süreyle kan gitmemesi durumu
    • Ototoksik (iç kulağa zararlı ) ilaç kullanımı.
    Bir çocuk konuşmaya başladıktan sonra suskunlaşır ve konuşamaz hale gelirse, organik ve psikolojik olmak üzere iki temel nedenin üzerinde durulmalıdır. Merkezi sinir sistemini ilgilendiren tüm hastalıklara ve organik–nörolojik (mental gelişim bozukluğu ) bir hastalığa bağlı olarak konuşma bozukluğu ortaya çıkabilir. Bir diğer önemli neden ise psikojenik olduğunu dile getirdiğimiz ruhsal travmalardır. Şiddete maruz kalma, şiddete tanık olma, fiziksel kötüye kullanılmayı takiben böyle bir suskunluk ortaya çıkabilir. Bazen belirgin olarak görülmeyen, travmatik bir etkisi olmayacağı düşünülen aile içi sorunlar ya da çatışmalara bir tepki olarak da çocuk suskunlaşabilir. Çocuğun konuşmayı reddetmesi bir çeşit tepkidir.
    Çocuğa bakan bakıcının fazla konuşmaması, yakın çevresinin çocukla az konuşması ve yeterince ilgilenmemesi de bu durumu açıklayabilir. Son senelerde televizyon karsısında geçirilen surenin artması da çocuğu suskunluğa iten bir diğer önemli faktördür. Konuşma becerisini desteklemenin en iyi yolu, anne ve babaların bebekleri ile sürekli konuşmasıdır. Anne ve babalar çocukları ile doğdukları günden başlayarak sürekli ve anlaşılabilir telaffuz ile konuşmalıdır. Bebeğin ilk hecelediği, algılama yeteneğinin geliştiği dönemlerde, bu desteğin çok dikkatli verilmesi gerekir. Doğru konuşma için ısrarcı olmamak, çatışmayı önlemek ve yanıt alınamadığı zaman yorumsuz kalmayı tercih etmek önemlidir. Anne ve baba paniklemeden çocuğa uyarıcı bir cevre oluşturup onu desteklediği takdirde bu gecikme kısa surede aşılabilir. Sabır ve ilgi doğru desteğin en önemli unsurlarıdır. İyi bir konuşma modeli oluşturabilmemiz için açık, yavaş ve anlaşılabilir bir konuşmayı beden dilimizi ifade eden jestlerle desteklemeliyiz.
    Konuşma bozukluğu olan çocuklarda psikolojik faktörleri düşünürken çocuk psikiyatrisinde “İletişim bozuklukları” baslığı altında yer alan tanıları da dikkate almak gerekir. Bu tanılardan biri olan “Sözel Anlatım Bozukluğu”nda çocuk kelime bilgisi, zamanların doğru kullanımı karmaşık cümle kurulması ve kelimelerin hatırlanmasında beklenenin altında bir yeterlilik gösterir. Bu durum çocukluk çağında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir, travmaya ya da nörolojik bir bozukluğa bağlı ya da gelişimsel olabilir. Diğer bir tanı “Karışık Dili Algılama –Sözel Anlatım Bozukluğu”dur. Hem dili anlamada, hem de sözel anlatımda bozukluk bulunmaktadır. Bu iki bozuklukta da kesin nedenler bilinmemekle beraber merkezi sinir sistemi hasarları, yine merkezi sinir sisteminin gelişimindeki bozukluklar neden olarak düşünülmektedir.
    Genetik faktörler üzerinde durulmakla birlikte tümüyle psikolojik nedenli de olabilir. Ayrıca bazı sesleri çıkarmada zorluk oluşturan « Fonolojik Bozukluk » ve kekeleme de üzerinde durulması gereken diğer iletişim bozukluklarındandır. “Otistik Bozukluk” çok dikkat edilmesi gereken bir ruhsal bozukluktur. Otizm, hiperaktivite ve dikkat dalgınlığı, Down sendromu, zeka geriliği durumlarında ortaya çıkan konuşma bozuklukları ve öğrenme güçlükleri için çocuk psikologlarından yardım alınmalıdır. Çocukların beklenen yaş düzeyine uygun konuşma ve iletişim becerilerinin olmadığı durumlarda, anatomik bir kusuru dışlamak için bir KBB uzmanının değerlendirmesi, başka bir organik –nörolojik bozukluğu dışlamak için bir çocuk doktoru ya da çocuk nörologunun değerlendirmesi ve herhangi bir fiziksel yada organik neden bulunmadığında çocuk psikiyatrisine başvurulması gerekmektedir. Sorunun ne olduğuna ve nasıl çözülebileceğine yönelik olarak bir uzmana danışmak her zaman tercih edilmesi gereken yoldur.

    Çocuğum hala konuşmuyor diyen annelerin hislerini ve sıkıntılarını çok iyi anlıyorum. Benim oğlum da geç konuştu ve çocuğun derdini anlatamamasının sıkıntısını ailecek çok çektik. 1,5 yaşında kelime söylemeye başlamıştı ama sonra bıraktı (bırakmasında sanırım o dönemde bilgisayarda çok çizgi film izlemesinin de etkisi var). Ve 3 yaşına kadar anne, baba gibi 5-10 kelime dışında doğru düzgün bir şey söylemedi. 3 yaşında konuşmaya adım attı, şu an 4 yaşında olmasına 2 ay kaldı, bu arada çok yol aldı. 1-2 aydır her şeyiyle düzgün konuşmaya başladı.

    Kız çocuklarında neredeyse hiç görülmeyen, erkek çocuklarında ise çoklukla görülen bir durum geç konuşma. Doktorlar çoğunlukla 4- 4,5 yaşına kadar bekleyin konuşur diyorlar.

    Konuşamayan çocuk derdini anlatamadığı için hırçınlık mızmızlık yapar, anne babalar hem çocuğun yaramazlığına kızar hem de derdini anlatamamasına sinir olur. İnsan bir yandan niye kızıyorum ki çocuğa zaten konuşamıyor diye kahrolur diğer yandan o yaşa gelip derdini anlatamayan çocukla uğraşmak hiç kolay değildir, ister istemez agresif olur ana baba.

    Ama, neticede yetişkiniz ve ne kadar bunalsak da olayları değerlendirebilir, çözüm arayabiliriz, düşünebiliriz. Ama çocuğun bu şansı da yoktur, sadece duyguları vardır. Ona kızdığınızda sadece hissettiklerini yaşar, ve bu hisleri tüm dünyasını kaplar. Ne düşüneceğini bilemez, sadece duyguları yaşar. Korkar veya acı çeker.

    Çocuğa bu dönemde mümkün olduğu kadar şefkat, ilgi anlayış göstermeye çalışmak gerekir.

    Anne baba çok bunalmasına rağmen sıkıntısını başka bir şekilde boşaltmanın yollarını aramalıdır. Çocuk zaten ne olduğunu bile anlayamadığı bir bunalım yaşar konuşamadığı için, çocuğa kızarak masum yüreğini ve zihnini iyice karanlığa sürüklememelidir. Zaten çocuğa kızmak çocuğun konuşmasını daha da geciktirir. Halbuki çocuğun konuşması için mutlu olması gerekir.

    Evet, aklınızda tutmanız gereken en önemli şey şu ki, çocuğun konuşması için mutlu olması gerekir.. Konuşmayı ve anlatmayı isteyeceği çok sevdiği şeyler yapıp, ardından da yaptığı şeyi kelimelerle ifade etmek İSTEMESİ gerekiyor. Bunu desteklemeye çalışın.

    Benim oğlum arabaları çok sever ve ona "araba durdu, araba gitti" ikilisini sürekli onlarca kez coşkuyla söyleyerek konuşmasına vesile olmuştuk. Arabayı çok sevdiği için arabanın durması ve gitmesi onun için çok önemliydi, bunu ifade etmek istedi ve böylelikle konuşmaya başladı.
    Aşağıya çocuğunuzun konuşmasını hızlandırmak için yapabileceğiniz aklımagelen alıştırmaları yazıyorum:

    1- Etrafınızdaki nesnelerin isimlerini sürekli tekrar edin, bak kitap, bak ışık gibi. Ya da "bu ne" diye sorarak da tekrar edebilirsiniz" Bu ne, sandalye; bu ne, kaşık; aa bu ne, böcek. Gibi. Ses tonunuz canlı ve çocuğun merakını davet eder şekilde olmalı.

    2- Nerede? -Burada soru cevap ikilisini çocuğa öğretebilirsiniz. Baba nerdeeeee, diye sorup babayı bulup baba buradaaa diye bağırabilirsiniz. Nerde diye sormayı ve sizin nerede sorularınıza burada diye cevap vermeyi bu şekilde öğrenir.

    3- Çocuğun cümle kurması için fiiller üzerinde çokça durmaya çalışın. Açtı, kapattı, yattı, kalktı, yedi, bitti, gitti, geldi, düştü, döndü, oynadı, uyudu, uyandı gibi basit fiilleri sürekli tekrar edin.

    4- Eğer fiilleri söylüyor ise, cümle kurması için basit cümleler kurun. Ben geldim, baba gitti, kuş uçtu, araba durdu, çocuk koştu, kaşık düştü vb. Çocuklar konuşmayı en başta di"li geçmiş zamanla öğreniyorlar. Sadece özne ve yüklemden oluşan bu cümleleri çocuğun ilgi alanı olan konularda ve çocuğun aklında kalacak coşkulu bir tonlama ve genelde aynı melodi ile söyleyin. Ve çok tekrar edin, birlikte gördüğünüz her olayı çocuğa rapor edin.

    5- Çocuk özne ve yüklemden oluşan cümleleri öğrenip kolayca tekrar etmeye başlarsa konuşmaya başlamış demektir. Bu cümlelere nesneleri de istediğiniz gibi ekleyebilirsiniz:

    Ben eve geldim, baba işe gitti, kaşık yere düştü, biz çarşıya gittik vb.

    6- Yaşadığınız olayları da üzerinden zaman geçse de tekrar edin. Oğlum biz bugün nereye gittik diye sorun, çocuk cevap vermeyecekse bile cevap verebileceği kadar bir süre bekleyin. Sonra siz söyleyin; "çarşıya gittik". "Çarşıda ne yaptık?" (Aynı şekilde cevap bekleyin) Sonra cevaplayın, "Oğluma pantolon aldık." Başka ne yaptık" (Aynı şekilde cevap bekleyin) "Dondurma yedik" gibi.. Akşam eve gelen babaya misafire bir başkasına aynı şeyleri çocukla beraber tekrar edebilirsiniz: "Oğlum gel anlatalım babaya" "Biz bugün nereye gittik biliyor musun babası"" "Çarşıya""Çarşıda ne yaptık?""Başka ne yaptık"

    7- Kendini ifade etmesi için yardımcı olmalısınız. Çocuğu herhangi bir şey için "gel, gel" diye yanınıza çağırdığınızda "hadi şimdi geldimmm de oğlum" diyebilirsiniz. "Buraya otur" dediğinizde çocuk oturunca; "oturdummm de hadi oturdummmm de oğlum" diyebilirsiniz. Çok tekrar gerekli.

    8- Basit sorulara cevap vermesi için, - mi -mı ekli sorulara cevap vermeyi öğretebilirsiniz. Çocuğa sadece sorunuzun fiil kısmını tekrar ederek cevaplayabileceği sorular sorun.

    "bak kuş, gördün mü" "gördüm de oğlum, gördümmm de" deyin. Çocuğun vereceği cevap: Gördüm
    "bu oyuncağı sevdin mi" Çocuğun vereceği cevap: Sevdim
    "buraya tekrar gelelim mi"
    "bugün parka gidelim mi"
    gibi

    9- Yaşına uygun resimli kitaplar alıp oradaki nesneleri elinizle göstererek tekrar edin, resimdeki basit olayları tekrar edin.


    Çocuğun geç konuşmasının en önemli nedeni uyaran azlığıdır. Yani çocuğun konuşmayı öğrenebileceği kadar kendisiyle konuşulmaması diyebiliriz. Uyaran azlığının da pek çok sebebi olabilir. Kimi anne baba az konuşur. Benim eşim çok hızlı konuşur ne dediği anlaşılmaz, ben net konuşurum ama dilbilgisi olarak çok karışık konuşurum. Oğlumun geç konuşmasının bizim bu özelliklerimize bağlı olduğunu da düşünüyorum.

    Sözün özü, çocukla net basit cümleler kurarak, çoşkuyla ve istekle sürekli konuşmak gerekir. Yukarıda aklıma gelen alıştırmaları da yazdım, zenginleştirmek mümkün. Kendi günlük gidişatınıza göre yaşayışınız ve olayları anlamlandırmanıza göre kendi alıştırmalarınızı keşf edin.

    Ayrıca bu çocuk konuşamıyor, neden hala konuşmuyor gibi olumsuz değerlendirmeleri ne siz çocuğun yanında konuşun ne de başkasını konuşturun. Bunlar çocuğu kötü etkiler.

    Allah yardımcınız olsun, zor bir dönem ve insana hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. Ama emin olun geçecek zamanı gelince inşallah..







  3. 3
    kuraf-nuzu
    Yeni Üye
    slm
    benım kardesim 3 yasında anne baba gıbı kelımeler soyluyor fakat sızın yazdıgınız gıbı 2-3 kelımeyı bır arada soylemıyor. bizi cok iyi anlıyor kendı ıstedıklerını ıfade ederken parmagıyla ısaret edıyor. Fakat konusmuyor neden olabılır ?







  4. 4
    Ziyaretçi
    mrb benim kızım yeni iki yaşını doldurdu fakat konuşmuyor ve bi kardeşi de oldu sade ebbe(bebek) gel gel diyor ve algılamısı iyi reklama çok meraklı acaba nezaman konuşur bu beni çok endişelendiriyor etrafımda herkez kötü şeyler söylüyor canım sıkılıyo :(:(

  5. 5
    Ziyaretçi
    çocuğum 3 yaşını geçti hala cümle kuramıyor aslında kendince çok şey anlatıyor ama anlıyamıyoruz anne baba dede vb gibi kelimeleri söyüyor ama diğerlerini anlıyamıyoruz dududu gibi kbb olarak tıbbi bir sorunu olmadığını söylediler pediatride aynısını söyledi dil altıda yokmuş çok korkuyorum ne önerirsiniz

  6. 6
    Ziyaretçi
    Benim kızımda 3 yaşında ve halen iki kelimeyi bir arada kullanamıyor. Bildiği kelimeler 15 kelimeyi geçmez. Ipad den hep izlediği çizgi filmler yabancı dilde türkçeleri sevmiyor. Ağzındaki lokmaları çiğnememekde inat ediyor. Bekletiyor ve uyuyum uyanıyor bile diyebilirim.yemek yedirmek işkence gibi 5 saat sürüyor. Konuşmamasını mı dert edeyim ,yemeği çiğnemediğinimi. Su isterken köpeklerin dil çıkartıp he hehehehe gibi kelimelerle anlatıyor. Karga,taka(toka),anne,baba,ağa,efe,ema( çizgi film kahramanı cayuuu nun arkadaşı),pisi(kedi),bebek çıldırmak üzereyimmm.

  7. 7
    Ziyaretçi
    Benim kızında 3 yaşına basicak bu ay beni anliyo ama konusamiyo istediklerini işaret ediyor Ben kelimeleri söylüyorum tekrar et dediğimde gülüyor ve konusmuyo. Çok zor durumdayım.

  8. 8
    Ziyaretçi
    Oğlum 1ay sonra 4 basacak fakat konuşunca zorluk çekiyor ve bu duruma çok uzuluyorum bir anne olarak

  9. 9
    Ziyaretçi
    ailesel dil gecikmesi olabilir ailede gec konusan varsa mümkün tabi baska seylerde olabilir otizim zeka geriligi gibi sizin cocugunuzu bir nüroloya göstermeniz iyi olur allah yardimciniz olsun

  10. 10
    Ziyaretçi
    benim oglumda 3 yasini gectikten sonra konustu ailede gec konusan varsa olabilir duyuyormu göz temasi varmi sizin dediklerinizi anliyormu konusmayan cocugu konusan cocuklarla bir araya getirin insaallah yakin zamanda konusur

  11. 11
    Ziyaretçi





    Yiğenim şuan ayni durumda kızınızın sonraki süreci nasıl gelişti acaba ?

  12. 12
    Ziyaretçi
    Benim oğlumda iki yasinda. Ama iki kelime konuşabiliyr. 1 sene oğluma kaynvalidem bakti. Surekli cizgi film ve tw esliginde. Muhtemelen bu yüzden konuşmuyor. Herkesin soru sorması kiyaslamasi beni iyice bunaltti. İşi biraktim ewdeyim artik. Tw izletmeyip oyun oynatacam bakalim bi kac bekleyip götürecem doktora duruma göre 😥

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
çocuklarda konuşamama,  çoçuklarda konuşamamak,  cocuklarda konusamama,  konuşamayan çocuğa ne yapılmalı,  çocuklarda konuşamama nedenleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi