+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... SonuncuSonuncu
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Onbeş yaşında bir kaptanın özeti ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Onbeş yaşında bir kaptanın özeti





  2. Hasan
    Özel Üye





    Cevap: pilhrim adında bir gemi varmış bunun sahibini adı W.Weldon muş.geminin kaptanının adı Hull muş..bayan weldon oğlu jack i dadası ve benedict amcayı yanına alrak gemiye binmiş..
    Gemide ayrıca 5 tayfa,aşçı,ve miço varmış.Aşçının adı Negora miçonun adı Dick Sand mış..Dick henüz 15 yaşındaymış..
    Gemi ilerlerken bir gemi enkazı bulmuşlar.gemiden bir köpek çıkmış ve tasmasında VS işaretleri varmış..
    bir gün balina avlamaya çalışırken kaptan ve bir kaç tayfa ölmüş..Kaptanın ölüşü ile üzerine yeni kaptan dick olmuş.Zor hava şartlarında ilerlerken gemi karaya oturmuş..
    karya çıkınca harris ile tanışmışlar..harris onları kandırmış ve köle tüccarları aracılığıyla satmış..Hercule ise onları kurtarmış..Negora ile Harris in arkdaş olduğu anlaşılmış..
    Buldukları bir kayıkla ilerlerken bir eve girdiler..bir mektup buldular..negora nın samuel Watson un klavuzu olduğu ve onu soyduğu anlaşıldı..harris i Dick,negorayı ise köpek dingo öldürdü..Sonra dingoda öldü..uunutulmaz bir parti düzenleyip kurtuldular..

    kitabın yazarı:Jules verne
    kitabın sayfa sayısı:199

    ..








  3. furkanavc1
    Yeni Üye
    kardeş sağol yazmışsın özeti ama bende kitabı okudum özeti yazcam ama düşünerek vakit kaybetmek istemedim hemde ben yazarsam uzun yazarım die hazır istedim özeti ii yapmışsın fakat bazı önemli noktaları atlamışsın örneğin birisi negora dick sand a uyuzluğu var diye 2 pusulanın birini kırdı diğerinide 45 derecelik acı ile fark yarattı yani bozdu bunu üzerine gemi yanlış rotaya bilinmeyen rotaya doğru gitti sonradan senin dediklerin oldu bunuda eklersen sevinirim yinede kısa ve öz olmuş







  4. furkanavc1
    Yeni Üye
    bişe daha o Samuel Watson değil Samuel Vernon

  5. furkanavc1
    Yeni Üye
    Kaptan Hull.James W. Weldon.Dick Sand.Misis Weldon.Kaptan Hull'un 5 tayfası.Jack.Negora.Mister Benedict.Dingo.Harris.Samuel Vernon.Nan.Tom ve arkadaşlarıişte hikaye bunlar arasında geçmektedir

  6. furkanavc1
    Yeni Üye
    yinede unuttuğum olabilir ama bu verdiklerim doğru kişilerin isimleri

  7. Ziyaretçi
    arkadaşlar çok saolun tamda ozet çıkarıyordum

  8. Ziyaretçi
    Ya biraz kısa olmuş şimdi değil ama yarın yazıcam ama braz dha uzun olabilirdi

  9. Ziyaretçi
    1873 senesi, Yeni Zelanda açıkları Genç denizci Dick Sand, Kaptan Hull’un balina avcı gemisi Pilgrim’de göreve başlamıştır. Kötü geçen bir av sezonundan sonra Pilgrim, Amerika’ya doğru dönüş yoluna geçer. Geminin sahibi W. James Weldon’un eşi Misis Weldon ve küçük oğulları Jack de bu yolculukta onlara eşlik edecektir. Dönüş yolunda hiç beklenmedik bir olay yaşanır; denizciler kocaman bir kambur balinayla karşılaşırlar. Yükünü dolduramamış mürettebat için bu bulunmaz bir fırsattır. Kaptan Hull hemen harekete geçer, deneyimli adamlarını toplar ve acemi denizci Dick Sand’i gemide bırakarak ava çıkar. Oysa bu son şans, avcılar için tam bir felakete dönüşecektir. Balinayla girişilen mücadeleden hiçbiri sağ çıkamayacaktır. Artık Dick Sand, geminin kaptanıdır ve yolcularını sağ salim yuvalarına ulaştırmak onun görevidir. Fakat gemide, bu durumdan faydalanmak isteyen kötü niyetli biri vardır: Aşçı Negoro. Genç denizcinin acemiliğini fırsat bilen Negoro, geminin rotasını değiştirir ve kahramanlarımız kendilerini Afrika’nın tehlikleri kıyılarında bulur. Şimdi eve dönebilmek için, acımasız köle tüccarlarıyla mücadele etmeleri gerekmektedir.

    bunu buldum işinize yarayabileceğini düşündüm. Herkese kolay gelsin

  10. Ziyaretçi
    gerçekten çok güzel ama çok önemli eksikler var

  11. Ziyaretçi





    2.KİTABIN ÖZETİ:

    Sinekli Bakkal, Abdulhamit devri İstanbul’unun kenar mahallelerinden birisidir. Bir geçitten çok bir toplantı yeri gibidir. Bu sokakta oturanlardan biri mahalle imamıdır. Onun kızı, Emine ise babasının istemesine rağmen “Kız Tevfik” denilen bir halk sanatçısı ile evlenir. Tevfik; orta oyunu, karagöz gibi şeylerle vakit geçirir. Ayrıca Emine ve Tevfik’le birlikte, sokaktaki İstanbul bakkaliyesini işletmektedir. Bir süre sonra Tevfik ile Emine anlaşamazlar ve ayrılırlar. Tevfik yaptığı şaklabanlıklar yüzünden sürülür. Ancak Emine hamiledir, ve İnadını ve iradesini annesinden, yeteneklerini ise babasından olan bir Rabia isimli bir kızları dünyaya gelir . Emine’nin Babası Rabia’nın dedesi olan imam ise Rabia’yı biraz büyüyünce hafız yapar. Mahallenin bir de kibar konağı vardır: “Selim Paşa Konağı”. Bu konak başlı başına bir alemdir. Selim Paşanın Hanımı dünyanın tadına varmış, yaşlandıkça ölüm korkularına kapılmıştır. Ve teselliyi nerede bulacağını şaşırmış bir kadındır. Selim Paşa ise Padişahın dostlarından ve Zaptiye Nazırı idi. Oğlu Hilmi ise babasının aksine Jön Türklerle ilgisi olan bir ihtilalcidir. Büyüklük peşinde bir hayal adamı. Konağa giren - çıkan pek çoktur. Peregrini adında ki bir İtalyan piyanist Vehbi Dede adında bir Mevlevî bunların başlıcaları arasındadır.

    Rabia mevlit ve kuran okumaktaki şöhreti ile Selim Paşa konağına kapılanır. Peregrini’yi orada tanır. Vehbi dededen musiki dersleri, alır. Rabia biraz büyüdüğünde Hiç görmediği babası Tevfik sürgünden dönmüştür. Rabia annesi ile babası arasında tercih yapmak zorunda kalmış ve Babası Tevfik’i seçmiştir. Bunun üzerine Emine Rabia’ya çok kızmış her namazdan sonra beddua etmeye başlamıştır. Rabia Babasına bakkalda ve karagöz oyunlarında yardım etmekte Mahallenin cücesi olan Rakım Amcası ile beraber hep beraber güzel vakit geçirmektedir. Lakin Tevfik’in kadın kılığına girip Selim Paşanın oğlu Hilmi için Fransa’dan gelen yabancı evrakları feslilerin giremeyeceği Fransız Postanesine gidip alması esnasında yakalanması ile, Tevfik, zaptiye dairesinde “göz patlatan Hakkı” adında ki zorbanın sıkı işkenceleri ile sorguya çekilmiştir. Gene de Hilmi’nin adını vermez sürgüne yollanır. İş anlaşıldığı için Paşanın oğlu Hilmi de Selim Paşanın emri ile sürgüne Şama sürülecektir.


    Tevfik yokken Rabia Rakım Amcanın yardımı ile dükkanı idare eder. Vehbi Dede ve Peregrini de kendisine arkadaşlık ederler. Ama babası sürgüne yollandığından sonra bir daha Selim paşa konağına ayak basmaz. Konakta pek sevdiği bir Cariye vardır: Kanarya Hanım. Çerkez asıllı olan Kanarya Hanım da aslında evlenip çırak çıkmıştır.

    Rabia, Ramazanlarda camileri gezer mukabele okur ara sıra mevlitlere çağrılır. Şehzade Nihat Efendisinin yalısında da Mevlit okumaya davet edilir. Rabia yalıya gittiğinde iç salonun kapıları açılarak sinekli bakkal mescidinin büyük bir toplantı yeri haline getirildiğini görür. Renkli Papatya başlarına benzeyen yüzlerce başörtülü kadın dinleyicisi vardır. Bu duygulu kalabalığa yanık ve dokunaklı sesi ile mevlit okuduktan sonra salonun sonunda çok güzel bir mermer heykele benzeyen sarışın bir kadın görür . Bu kanarya Hanımdır. İki eski dost çığlık çığlığa birbirlilerinin boynuna atılırlar.

    Peregrini Rabia’nın okuduğu mevlide hayrandır. Karakterine, olgunluğuna hayrandır. Sonunda , tasarısını Vehbi dedeye açar. Onunda uygun bulması üzerine Rabia ile evlenmek için dinini değiştirir. Osman adını alır. Vehbi dede de, onu kızı gibi sevmektedir. Yani Rabia da güzelliği bulan Tanrı sevgisi

    İmam da Emine de öldüğünden Osman’la Rabia Evi onarırlar. Dükkanın üstüne yerleşirler. Rabia’nın gebeliği çok sıkıntılı geçer. Sonunda İstanbul’da ilk defa yapılan bir sezeryan ameliyatı ile kurtulur. Bir oğlu olur. Bu mutlu olayı izleyen yıllarda 1908 meşrutiyeti gelir. Sürgünler yerlerine dönerler. Geri dönenler arasında Tevfik de vardır. Rabia, Osman Rakım Amca , Mahallenin Kibar tulumbacısı, Sabit Beyağabey , Bütün sinekli bakkal onu karşılamaya giderler. Vakti ile Padişah haini diye sille tokat İstanbul’dan sürülenlerin hepsi, şimdi birer Hürriyet kahramanı olarak dönmektedir.

    Tevfik’in bu siyasi görüşlerle ilişiği yoktur. Vapur rıhtımına yanaşıpta sürgünler çıkınca karşılama törenleri başlar. Sabit Beyağabey bir emir verince sinekli bakkal takımı Tevfik’in bile ürkütüp saklanacak yer aratan bir coşku ile gösterilerine başlar. Sinekli bakkal delikanlıları Şişmanca bir adamı omuzlarına alırlar. Tevfik’in mahalleye dönüşü dolası ile ateşli bir hürriyet nutku çeken bu adamı Tevfik hemen tanır. Bu zaptiye dairesinde kendine işkence eden göz patlatan Muzafferdir. Vehbi Dede ile Osman Tevfik’in Koluna girer ve ona bir torunu olduğunu haber verirler
    ♥♥♥♥♥

  12. Ziyaretçi
    sağolun gardaşlar allah razı olsun

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... SonuncuSonuncu

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
15 yaşında bir kaptan,  on beş yaşında bir kaptan özeti,  15 yaşında bir kaptan özeti,  on beş yaşında bir kaptan,  15 yaşında bir kaptan kitabının özeti
5 üzerinden 3.35 | Toplam : 23 kişi