+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Dünyaca ünlü müzizyenlerin resim doğum tarihi ve ölüm tarihi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Dünyaca ünlü müzizyenlerin resim doğum tarihi ve ölüm tarihi





  2. Hozukcan
    Emekli





    Cevap: Dünyaca ünlü müzisyenler! Dünyaca ünlü müzisyenler! Dünyaca ünlü müzisyenler!

    Okay Temiz (1939 - . )

    Okay Temiz.jpg







    Ludwig Van Beethoven 1770-1827 (16 Aralık (?) 1770’de Bonn’da doğmuş 26 Mart 1827’de Viyana’da ölmüştür).


    Ludvig Van Beethoven.jpg


    Johann Georg Leopold Mozart (d. 14 Kasım 1719 - ö. 28 Mayıs 1787), ünlü besteci ve müzisyen Wolfgang Amadeus Mozart'in babasıdır. Kendisi de müzisyen olan Leopold Mozart, oğlundaki yeteneği çok erken yaşlarda fark etmiş ve onun gelişmesini ve müzik eğitimi almasını sağlamıştır.


    Dünyaca ünlü müzizyenlerin resim doğum tarihi ve ölüm tarihi-leopold_mozart.jpg


    Goran Bregović (1950, Saraybosna), Sırp-Hırvat besteci ve müzisyen.
    1950 yılında sırp bir anne ve hırvat babanın cocuğu olarak dünyaya göz açmıştır. 16 yaşındayken konservatuardaki klasik keman eğitimini bırakarak Yugoslavya'nın en başarılı gruplarından sayılan "White Button" (bijelo dugme, "Beyaz Düğme") adında bir rock grubu kurdu.

    Dünyaca ünlü müzizyenlerin resim doğum tarihi ve ölüm tarihi-goran-bregovic.jpg







  3. Hozukcan
    Emekli
    ( 27 Ocak 1756 yılında Salzbug’da doğmuş)


    Dogdugu ev


    Salzburg’un Getreidegasse sokağında bulunan bir evin loş bir odasına Leopold Mozart’ın Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus adlı oğlu dünyaya gelidiği zaman bu evin üzerine gökten bir nur inmişti. Sonradan kendisini Wolgang Amadeus adıyla tanıtan bu çocuğun babası Salzburfg’da orkestra şef muaviniydi. “Asıl Şef” olmadığından daima şikayet eden baba Mozart Schwaben eyaletinden Salzburg’a meyleden bir müzisyendi. Aydınlık devrinin hayalden uzak tmkinli karakterini taşıyan bu adam mucizelere hiç inanmazdı. Lakin küçük çocuğun yaptığı ilk besteleri görünce o bile gözyaşlarını gizleyemedi. Harika çocuk Mozart, klndisiyle haklı olarak iftihar eden babası tarafından dünyanın büyüklerine takdim edildi. Onların takdirini kazandı. İmparatorlar, krallar, musikişinaslar ve daha önce şüphe etmiş olanlar bile bu çocuğun önünde hayranlıkla eğildiler. Fakat kısa zaman sonra çocukluk devrini geride bırakan genç Mozart, aynı çevreden eski ilgiyi beklediği halde, daha önce harika merakı ile bol bol bahşedilern saygı ona tekrar gösterilmedi. 30 yaşında iken olgunluk çağına eren Mozart, seviyesine uygun itibarı görmek istedi. Fakat dünya buna aldırmayarak maddi sıkıntı içinde kıvranan ve ölüm derecesinde hasta olan Mozart’ı yalnızlığa terk etti.



    Kendisinden sonra gelen nesiller onu yanlış anlaşılan “rokoko tezniyatı” ile süslemiş bir “ideal” şeklinde gösterip daima “harika çocuk” olarak andılar. Onu sevdiler ama gerçek büyüklüğünü anlayamadılar. Küçük Mozart’da harikulade olan şey izah edilemeyecek şeklde kabiliyetli oluşu değildir. Evet, daha beş yaşında iken ilk Menuetini yazan bu çocuk, hiç yanılmayan işitme kabiliyeti, çeşitli enstrümanlardaki virtüozlüğünü ve irticalen çalma kudretiyle insanları teshir ediyordu. Fakat “harika” olan tarafı başka sanatkarların –Goethe de dahil olmak üzere- hedefe giden yola başladığı yaşta onun kemale ermiş olmasıdır. Hayatının son 10 yılı yaratma kudretinin akla sığmaz derecede verimleşmesinden önce “İdomeneo” operasıyla başlayan bu devre, “sihirli flüt”, “Requiem” eserleyile sona ermektedir. Mozart’ın hayatı ve çalışmaları fani hayatının kısalığı ile karşılaştırılırsa bu son devrede geçen ayların seneler kadar verimli oluşu olağan üstü bir gerçektir. Mozart’da bir “ölçme” duygusu, dış ve iç düzeni daima koruyan ve gerçeğin sınırlarını hiçbir zaman aşmayan bir itidal ve estetik bir güzellik şuuru vardı. Kendi deyimiyle, “ihtirasları tiksintiye varırcasına ifade etmekten” onu her zaman koruyan bu vasıflar olmuştur. Goethe gibi, büyük bir hayatiyetle kendi zamanına bağlı olan Mozart’ı yaşadığı devrin üstünde edebi bir varlık seviyesine yükselten işte budur.



    Fakat daha doğduğu anda kendisine deha olmak inayeti bahşedilen Mozart bile, bütün dikkatiyle öğrenmek ve yolunu aramak zorundaydı. Babası tarafından Ph. E. Bach’ın ve Telemann’ın zihniyetine göre yetiştirilen vew Salzburg’da tatbik edilen Barok müziğini öğrenen harika çocuk, İtalya, Fransa, Almanya, İngiltere ve İsviçre gibi memleketlere yaptığı seyahatlerinde zamanında olup bitenleri opera sahasında günün modasını Mannhein ekolünün inkılapçı bestecilerinin cüretli hamlelerini , Joh. Christian Bach’ın eserlerindeki müstakbel stilin alametlerini, Gluck’un ve Shakespeare’in dramatikliğini dinledi ve gördü. Bütün bu unsurlardan farklı olarak çalıştı ve her “etüt”ünde “asıl Mozart” kat kat yükselerek çıktı. Zamanın adetine göre, saray hizmetinde çalışarak hayatını emniyet altına almaktan vazgeçip serbest sanatkarın sağlam bir temele dayanmayan yaşayış tarzını benimseyen Mozart Viyana’da Haydn ile dost oldu. Ve onun sanatından da faydalanmaya çalıştı. Daha sonra kemale ermiş büyük bir besteci olduğu halde Viyana’da oturduğu sırada ve gerekse Kuzey Almanya’ya yaptığı seyahat esnasında Leipzig’de o zamana kadar hiç tanımadığı Heandel ve Bach’ın stillerini kendine mal etmek için büyük gayretler sarf etti.



    Özet olarak , Mozart asrileştirdiği “Opera Seria”nın üstadı (“Tito” operasına kadar), “Opera Buffa”yı dahiyane bir şekilde en yüksek zirvesine getiren, (“Figaro”, “Don Giovanni” ve “Cosifan tutte” operalarının yaratıcısı), Alman “Müzikli piyesinin” klasik bestecisi (“Saraydan Kız Kaçırma”, “Sihirli Flüt”), dini eserlerin, liedlerin ve pek çok senfonilerin bestecisi olarak karşımızdadır. Bu senfonilerde Mozart kendi devrini aşmıştır. Oda müziğinde Haydn’ın tekniğini o kadar geliştirmiştir ki, ihtiyar Haydn genç dostundan yeniden öğrenmeye başlamıştır. Mozart harika çocuk, pembe ışıklar altında görülen masal prensi değil, bilakis çok cepheli yaratma kudretini zenginliği bitmek tükenmek bilmeyen bir sanatkar ve Goethe’nin deyimiyle, “hayretle seyrettiğimiz ve nereden geldiğini, nasıl zuhur ettiğini kavrayamadığımız kimselerden” biridir.


    (5 Aralık 1791 yılında Viyana’da ölmüştür).








  4. Hozukcan
    Emekli
    Dünyaca ünlü müzizyenlerin resim doğum tarihi ve ölüm tarihi-luciano-pavarotti.jpg



    Luciano Pavarotti (d. 12 Ekim 1935, Modena - ö. 6 Eylül 2007, Modena), İtalyan tenor. Modern opera dönemindeki en önemli ses sanatçılarındandı.
    1935 yılında İtalya'nın Modena şehrinde doğdu. İlk müzik deneyimini koroda şehrindeki , babası Fernando ile yaşadı. Delikanlıyken, babasıyla Gioachino Rossini adlı koroyla Galler'e gitti. Llangollen uluslararası şarkı söyleme yarışmasında birinci oldu ve bu onu bir tenor olmak konusunda hırslandırdı. Aslında bir öğretmen olmak için yetiştirilen Pavarotti, Arrgio Pola ve Ettore Campogallianni tarafından aldığı derslerle 1961 yılında "Concorso İnternazionale" adlı ödülü kazandı ve opera dalındaki başlangıcını bir tiyatro salonunda La bohème eseri ile aynı yılın 29 Nisan'ında yaptı. Bundan sonra Güney ve Kuzey Amerika, Asya, Afrika, Avrupa ve Avustralya'da birçok kez konser verdi. Ardından, Modena'da genç şarkıcıları eğitecek bir okul açtı.
    Pavarotti her yıl düzenli olarak Modena'da yapılan "Pavarotti ve arkadaşları" adındaki yardım konserlerinde sunuculuk yapmıştır. Bu konserlerde müzik endüstrisinin her alanından katılan şarkıcılar Birleşmiş Milletler organizasyonları için para toplamaktadırlar. Bu yardımlar Bosna, Guatemala, Kosova ve Irak'taki savaş mağdurları ve aileleri için kullanılmaktadır.
    Bosna'da savaştan sonra Mostar kentinde Pavarotti Müzik Merkezi adını taşıyan bir merkez kurdu ve müzisyenlere yeteneklerini geliştirmeleri için şans tanıdı. Bu sebeple, 2006 yılında Saraybosna şehri kendisine fahri hemşerilik ödülü verdi.
    Ünlü tenor, 6 Eylül 2007 günü pankreas kanseri sonucu böbrek yetmezliği geçirerek hayatını kaybetti.

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
ünlülerin ölüm tarihleri,  ünlülerin ölüm yıldönümleri,  ünlülerin doğum ve ölüm tarihleri,  ünlülerin doğum ve ölüm yılları
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi