+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Çevre sorunları ile ilgili etkinlikler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Çevre sorunları ile ilgili etkinlikler




    Soru: mrb.ben bir öğretmenim ve okulda çevre koruma kulübü rehber öğretmeniyim.sosyal kulüp saatinde öğrencilerime neler verebilirim?bu kulüple ilgili onlara nasıl fayda verebilirim.elimde bir plan yok.yoğunlaşmam gereken konular neler olmalı? boş boş geçirmek istemiyorum bu etkinliği. belkide yoğunlaşmam gereken konular hakkında bana yardımcı olursanız çok sevinirim ?







  2. Fatal
    Özel Üye





    Cevap: 9. Çevre Sorunlarına Öğrenci Yaklaşımları Sempozyumu Atölye Sonuçları


    Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Atölyesi Sonuç Bildirgesi

    Kısaca GDO (GMO) olarak bilinen Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar son yıllarda ortaya çıkmış ürünler olup çevresel etkileri bağlamında da oldukça tartışma yaratmışlardır. Buradan hareketle çevre, çevre kirliliği ve GDO'ların çevre kirliliğine olası etkileri konusu ilgili atölye çalışmasında ele alınmıştır.
    Bu amaçla öncelikli olarak GDO'ların tanımı üzerinde durularak konunun sınırları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu tartışmalar ve GDO'lar konusunda katılımcı biyolog arkadaşlardan alınan teknik bilgiler ışığında şunlar şekillenmiştir: Çevresel etkileri bağlamında tartışma konusu edilen GDO'lar laboratuar ve/veya benzeri kontrollü koşullarda üretimi, inceleme ve/veya araştırması yapılan, bilimsel amaçlı deney konusu olan ve/veya endüstriyel üretim malzemesi haline getirilmiş canlıları
    içermez. Bu tartışmanın odağında; yeni ortaya çıkan ve bu nedenle klasik atık denetimi yöntemleriyle etkilerinin sınırlanması imkânı bilinmeyen ve/veya olmayan tarımsal amaçlı GDO'lar yer almaktadır. Doğal olarak bu tartışmanın içine GDO'ların hem kentte hem de kırda yaratabileceği her tür çevresel sorun girmektedir. Bu olası sorunlar doğrudan fiziksel sorunlardan iktisadi sorunlara, doğal kaynakların korunması ile ilgili sorunlardan insan sağlığına etkilerine kadar geniş bir yelpazede
    değerlendirilmelidir.,
    Bu noktadan hareketle öncelikli olarak doğal kaynaklara olası etkileri bağlamında ele alınan GDO'ların gen kaçışı, doğal tür ve varyetelerin tükenmesi gibi çevresel anlamda ciddi ve telafisi mümkün olmayan sorunlar yaratacak bir uygulama olduğu görüşü genel düşünce olarak ortaya çıktı. Ayrıca GDO'ların varsayılan kullanım amaçlarının gerçekçi bulunmadığı, özellikle açlıkla mücadele için geliştirilmişlik iddiasının doğrudan yalancılık olarak tanımlandığı tartışmalar yaşandı.
    Ikinci olarak GDO'ların insan sağlığı üzerine olası etkileri hakkındaki fikirler dile getirildi. Bu aşamada özellikle gereksiz yere risk altına girmenin kabul edilemez olduğu, GDO'ların mevcut durumları itibariyle ciddi sağlık riskleri taşıdığı ve toplumu kâr amaçlı projeler nedeniyle ciddi ve öngörülemez tehlikeler altında bıraktığı görüşü dile getirildi. Bu arada bir katılımcı bu konularda korkak olunmaması gerektiğini belirtip riskin kabul edilebilir olduğunda ısrarcı olsa da bu fazladan ve öngörülemez riskin ne amaçla alınması gerektiği konusunda açıklama getiremedi. Özellikle bu
    bakış açısı tepki topladı.
    Daha sonra ve daha uzun olarak GDO'ların iktisadi etkileri tartışıldı. Pek çok çevresel sorunun temel çıkış noktasının iktisadi sorunlar olduğuna değinen bazı katılımcılar kentlerimizde yaşanan gecekondulaşma sorununa eşlik eden çevresel sorunlara değindiler. Buradan hareketle tarımsal üretim gibi her ülkenin en vazgeçilmez iş kollarından birinin birkaç çok uluslu şirketin kâr amaçlı uygulamaları için tahrip edilmesinin kırda ve kentte sayısız çevre sorununun yaşanmasına sebep olacak çok büyük bir hata olacağı vurgulandı.
    Sonuç olarak çevresel ve toplumsal anlamda "kirlilik" yaratabilecek GDO'lar gibi pek çok teknolojinin sistemin kâr amaçlı doğasının bir sonucu olduğu ve mevcut kirlenmenin ancak açlıkla mücadele gibi toplumsal hedeflerin gerçek anlamda hedefleştirilmesi ile giderilebileceği genel olarak kabul gördü.

    Küresel Isınma Atölyesi Sonuç Bildirgesi

    Küresel Isınmanın genel anlamda nedeni sera etkisidir. Ancak sera gazlarının salınımının başlıca nedenleri yaşadığımız toplumun enerji bağımlılığı ve bize dayatılan tüketim kültürüdür.
    Bugün "küresel ısınmaya nedir" sorusundan daha çok "küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemler- çözümler nelerdir?" sorusuna cevap vermenin gerekliliğini anlıyoruz. Küresel ısınmanın temel nedenleri üzerinden gidildiğinde çözümün kedi hayatımızda kökten bir değişimden geçtiği görülmektedir. Bununla birlikte yaşantımızın her yerine işlemiş olan küresel kapitalizmin eleştirisinin yapılması gerekmektedir.

    Enerji atölyesi

    Bugün insanlık olarak bir çok çevre sorunuyla karşı karşıyayız. Çevre sorunlarının başlıca kaynağı da insanlığın kendi ürettiği ve idame etmek için gerek duyduğu enerji ve onu elde etme yöntemlerdir. Bu güne kadar yoğun olarak kullanılan fosil yakıtların yarattığı toprak, su ve hava kirlilikleri yaşadığımızı toplumu tehdit etmekte ve felakete doğru sürüklemektedir.
    İnsanlığın ve ülkemizin düştüğü enerji açmazının çözüm yolları mevcut kaynakları iyileştirmek ve barışçıl enerji kaynaklarına yönelmektir. Ayrıca insanlığın var olan enerji ihtiyacına küresel anlamda bir kökten cevap verilmesi ve yaşamımıza dayatılmakta olan tüketim kültürünün önüne geçilmesi gerekmektedir.
    Yaşadığım toplumun üretim ilişkileri sorunların temeline inmeden, çok daha fazla ağır sonuçlar yarabilecek bir enerji üretim yöntemini nükleer enerjiyi dayatmaktır. Özellikle 3. dünya ülkelerinin hedef alındığı nükleer enerji santrallerini ülkemizde de gündemdedir ve enerji sorununa bir çözüm olmayacağı bir çok insan ve kuruluş tarafından belirtilmektedir.



    Sürdürülebilik Kalkınma Atölyesi Sonuç Bildirgesi

    Ülke içindeki okuma - yazma oranı, çocuk ölümleri oranı gibi çeşitli verilerle de belirlenebilen kalkınma seviyesine, aynı zamanda, devletin yurttaşlarına tanıdığı imkanlar ve oluşturduğu refah ortamının analiziyle de ulaşılabilir. Kalkınma, teknolojik yenilikleri ve gelişmeleri gözardı etmeyerek, insanla ve doğayla barışık olmalı; bu sayede, ekolojik yaşama müdahale en aza indirilmelidir. Kalkınma süreci içerisinde doğal kaynakların kullanımı konusunda hassas davranılmalı, toplumsal sınıflar arasındaki gelir adaletsizliği kaldırılmalıdır."
    Kentleşme Atölyesi Sonuç Bildirgesi

    GÜNÜMÜZ KENTININ TANIMI
    Kent kapitalist üretim ve tüketim ilişkilerinin merkezi olarak, kırsalını sürekli tüketen, hem toplumsal dengesizliklerin hem de bunun sonucunda mekansal dengesizliklerini yaratan; sonuçta kanserli bir hücreye dönüşen bir organizmadır. Kendi hastalıklı büyüme sürecini ve dolayısıyla içinde varolmaya mahkum kılınan insanoğlunu yok oluşa doğru götürmektedir.
    KENT NE OLMAMALI? NE OLMALI?
    Kent denen kanserli hücrenin parçalanarak kendi ekolojik dengelerini kurduğu ve sistemin dayattığı belli çıkar ilişkilerinden arınmış; eşitlikçi, etkileşim, dayanışma ve hakçalık gibi ilkelerle ve yerel özelliklerinden yararlanan ve özgün kentsel formlarını kurgulayabilen bir kent modeli kurgulanmalıdır.
    Çevre Sorunlarına Öğrenci Yaklaşımları Semposyumu Ikeleri:

    1- Çevre sorunlarına öğrenci yaklaşımları sempozyumu öğrenci tabanlı bir oluşumdur. Ülkedeki farklı üniversitelerinden, çevre sorunlarına duyarlı öğrencilerin katıldığı bir ortamdır. Her sene farklı bir üniversitenin çevre ile ilgili çalışma yapan topluluğu tarafından düzenlenir.
    2- Sempozyumun hazırlanmasından, sadece o sene bu sempozyumu düzenleme görevini üstlenmiş üniversite öğrencileri değil sempozyuma katılan veya katılacak bütün üniversite öğrencileri sorumludur. Bu sayede sempozyumun hazırlanması diğer sempozyumlardan farklı olarak kolektif üretime dayanır.
    3- Sempozyum bir disiplinlinin tekelinde değildir. Sempozyum çevre sorunlarına bir bütüncül çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Bu yüzden sempozyum disiplinler arası bir çalışmadır.
    4- Sempozyuma katılan üniversite öğrencileri arasından her üniversiteyi temsilen 2 kişi seçilir. Bu temsilciler yönetme kurulu değil, bir yürütme kurulu gibi çalışır. Sempozyum dışında ki etkinliklere karar verirler. Ancak asıl karar merci sempozyum'dur.
    5- Çevre sorunlarına öğrenci yaklaşımları sempozyumu ülkemizdeki çevre sorunlarına çözüm üretme amacı güder ve bunun için kendi içinde tartışma ortamlarını yaratır.
    6- Sempozyumun düzenlemesinde öncelikle öğrenci öz kaynaklarından yararlanılır. Bunun dışındaki kaynakların kullanımında sempozyumun içeriğine uygun olup olmadığı aranmalıdır. AB, ABD veya diğer dış kaynaklı fonlar, sponsorlar sempozyum çalışmasında kullanılamaz. Türkiye?de ki kamu kurumu niteliğinde olan kurumlar (belediyeler, bakanlıklar, üniversiteler, TÜBITAK v.b. gibi) dışında sponsor alınmaz.
    7- Her sempozyumda bir sonraki sempozyumu düzenleyecek üniversite ortak irade ile belirlenir.
    8- Sempozyumun son günü sempozyuma katılanlar arasından sempozyum sonuç bildirgesi hazırlama komisyonu belirlenir ve sempozyumun sonuç bildirgesi hazırlanarak basın yayın organları ile Türkiye kamuoyuna sunulur.
    9- Sempozyumun içeriği olabildiğince iletişime dayanmalıdır. Sunumlarla boğulan bir etkinlikten ziyade, tartışma ortamı yaratan ve bu tartışmalardan sonuç alabilen mekanizmalar geliştirilmelidir. Atölye çalışmaları tartışma ortamları yaratılabilmesi açısından yararlıdır.
    10- Sosyal etkinlikler üniversite öğrencileri arasındaki iletişimin geliştirilmesi açısından önemlidir. Bu gibi etkinlikler tartışmaların daha samimi ve cesaret verici sürmesini sağlar. Sosyal etkinliklere önem verilmelidir.
    11- Sempozyum süresi en az 3 gündür.
    (Bu ilkeler 9. sempozyumda alınan kararlardır. Ve sadece en yetkili kurulu olan sempozyum bileşenleri tarafında sempozyumda değiştirilebilir.)


    Alıntıdır







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
çevre klubuyle ilgilietkinlikler,  çevre ile ilgili etkinlikler
5 üzerinden 3.00 | Toplam : 3 kişi