Erdebil Şeyhleri’nin torunu bulunan Şeyh Cüneyd, oğlu Şeyh Haydar ve bunların halifelerinden...

+ Yorum Gönder
Tarihimiz ve Osmanlı Devleti Bölümünden Erdebil Şeyhleri’nin torunu bulunan Şeyh Cüneyd, oğlu Şeyh Haydar ve bunların halifelerinden... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Erdebil Şeyhleri’nin torunu bulunan Şeyh Cüneyd, oğlu Şeyh Haydar ve bunların halifelerinden...

    Reklam



    Erdebil Şeyhleri’nin torunu bulunan Şeyh Cüneyd, oğlu Şeyh Haydar ve bunların halifelerinden...

    Forum Alev
    Erdebil Şeyhleri’nin torunu bulunan Şeyh Cüneyd, oğlu Şeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan Şah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâdı Resul oldukları da iddia edilmektedir. Halbuki ilk A-levî isyanını çıkartan ve Anadolu’yu Şiileştirmeye çalışanların bunlar oldukları söylenmektedir. Şah İsmail fitnesi nasıl başlamıştır?

    Erdebil, eskiden Azerbaycan beldelerinden olan Tiflis, Baku ve Şiraz arasında mühim bir ticâret merkezi olduğu gibi, bir zamanlar bütün İran’a hâkim olan ŞPî Safevî sülâlesinin de taht merkezidir. Safiyyüddin’in yerine oğlu Şeyh Sadreddin Musa Erdebîlî; onun yerine de oğlu Hâce Alâ’addin Ali Erdebîlî (833/1429); onun yerinede Şeyh Şah diye bilinen oğlu İbrahim Erdebîlî (851/1447) mürşidlik makamına geçmiştir. Şfa’nın siyâsî âleti olana kadar, bu aile, Erdebil’de ehl-i ma’rifetin mercii ve melcei olmuştur.
    İşte Şeyh Safiyyüddin’in torununun torunu ve 5. Şeyhi olan Şeyh Cüneyd (1447-1460), Şii mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye başlamıştır. 1448 yılında Erdebil’de isyan eden Şeyh Cüneyd, Anadolu’ya sürüldü. Sultân II. Murad’a kadar geldiği ve ondan bazı siyasi taleplerde bulunduğunu, Vezir Halil Paşa’nın "Bir tahtta iki padişah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve dervişlerine hediyeler verildikten sonra, yine siyasi ümitlerle Karaman’a sığındığını, olaylara şahit olan Âşıkpaşa-zâde anlatmaktadır. Burada Şeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartışma yapmışlar, Şeyh Cüneyd’in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaşılınca, oradan da kaçar gibi ayrıldı. Tamamen Sünnî olan Uzun Hasan’ın kız kardeşi Hatice Beğim ile evlenmişti. Bu hanımdan oğlu Şeyh Haydar dünyaya geldi.
    1460 yılında katledildiğinde, oğlu Haydar onun yerine şeyhlik makamına geçti. Dayısı Uzun Hasan, Şii olduğunu bile bile, sırf Şii olan Karakoyunlulara karşı siyasi rekabet yüzünden ona destek veriyordu. Erdebil’e uğramadan vekâletle hem tarikatı yürütüyor ve hem de siyâsetten bir türlü uzak durmuyordu. 1477 yılında Uzun Hasan’ın kızı Hâlime Alemşah Beğim ile evlendi ve oğlu İsmail dünyaya geldi. 1488 yılında çıkardığı kargaşalar sebebiyle, o da öldürülünce, oğlu İsmail hem Şeyh ve hem de Şah olma sevdasına düştü.
    Şeyhlik adı altında ve neslinin itibarını kullanarak, Anadolu Türkmenlerini çevresinde topluyor, bir kısmını Erdebil’e göndererek Şiileştiriyor ve sonra da bunları siyasi emellerine hizmet ettirmeye çalışıyordu. Akkoyunlular bu yüzden onları takibe başladı. Akkoyunlulara isyan eden Şeyh İsmail, 1502 tarihinde onları Tebriz’den kovarak Şah oldu. Annesi Hâlime Beğim Sünnîlikte diretince annesini katlettirdiği nakledilmektedir. Artık İran Safevî Devleti diye anılan Şii bir devlet haline gelmişti. Türkistan Hâkânı Şaybak Hân’ı da mağlûp edince, askerî ve siyasi açıdan Osmanlı Devleti’nden sonra ikinci güç haline geldi. Hedefi Osmanlı devleti idi. II. Bâyezid’in za’fından da istifade etti.
    Hedefini iyi tesbit etmişti. Önce Anadolu’dan topladığı ve Erdebil’e göndererek Şii-leştirdiği Türkmen gençlerini, Erdebil Sofileri ve halifeler adı altında Anadolu’ya fikrî propaganda için gönderdi. Bunlardan Antalyalı bir Türkmen olan ve Osmanlı ordusunda sipahi olarak görev ifa eden Şah Kulu isimli şahıs, Şah İsmail’in daveti üzerine Erdebil’e çağrıldı ve yüksek seviyede bir Şii Molla yani halife olarak yetiştirildi. Gizlice Anadolu’ya gelen Şah Kulu, çevresine çok sayıda göçebe Türkmenleri toplayarak fesada başladı. Vezir-i A’zam Ali Paşa, Kayseri ve Sivas arasında yer alan Gökçay mevkiinde üzerine yürüdü ve Temmuz 1511’de Şah Kulu ve müritlerini imha etti. Ancak kendisi de şehid oldu. Bu şahsa, Osmanlı kaynaklarında Şeytan Kulu veya Kızılbaş Reisi gibi unvanlar verilmektedir. Kızılbaş denmesinin sebebi, Şah İsmail’in müritleri olan Yörük ve Türkmenlerin başlarına kırmızı serpuş takmalarındandır. Osmanlı Türkleri ise, baştan beri beyaz renkli başlık giymekteydiler.
    Maalesef olan bitenlere karşı beklenen tepkiyi gösteremeyen Sultân Bâyezid, Anadolu’nun Şiileşmesi tehlikesini bir türlü durduramıyordu. İdarecilerin yaptıkları hataların cezasını, hem Şi’î Türkmenler ve hem de Sünnî Türkler görüyordu. İşte Yavuz Sultân Selim bu tehlikeyi gördü ve saltanata bir an önce gelerek bu meseleyi hal etmeyi birinci hedef olarak seçti.
    İşte Şah İsmail fitnesinin başlangıç şekli, Erdebil’deki Şeyh Safiyyüddin neslinin Şeyhlik’den Şahlığa geçişi ve de Anadolu’da Alevî veya Kızılbaş adıyla yeni bir Şii Kolunun ortaya çıkışının hikâyesi kısaca budur70.

    Âşıkpaşa-zâde, Tarih, sh. 264-269;
    Solakzâde, sh. 315-342;
    Âli, Künh’ül-Ahbâr, Süleymaniye kütp. Es’ad E-fendi, nr. 2162, vrk. 204/a vd.;
    Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. I, sh. 408 vd.;
    Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 225-231;
    Aynî, Hacı Bayram-ı Veli, 63-64;
    İsmail Hakkı, Silsile-i Tarîk-i Celvetî, vrk. 51/a-54/b;
    Hüseyin Vassâf, Sefine-i Evliya, c. II, sh. 253-254.




  2. 2
    Filiz
    Bayan Üye

    Cevap: Erdebil Şeyhleri’nin torunu bulunan Şeyh Cüneyd, oğlu Şeyh Haydar ve bunların halifelerinden.

    Reklam



    Osmanlı devletini yok etmek için İran devletinin yaptığı gizli çalışmalardır.Bu çalışmalarda insanları şiileştirmek ve kışkırtmak ta vardı.Maalesef bir çok masum bu nedenle ölmüştür.







+ Yorum Gönder
şeyh cüneyd
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi