+ Yorum Gönder
Kültür-Sanat ve Kültür Sanat Haberleri Bölümünden Çocuklardan Atatürk'e mektuplar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. |YaBaNCı|
    Özel Üye


    Çocuklardan Atatürk'e mektuplar





    Çocuklardan Atatürk'e mektuplar Forum Alev

    Doğuş Çocuk, Atatürk' ün 69'uncu ölüm yıldönümünde 'Ata'ma Mektuplar' adını taşıyan proje ile çocukların Atatürk' e mektup yazmalarını sağladı ve bunları kitaplaştırdı. Hikmet Bila ve Nur Çintay A. kitapla ilgili düşüncelerini açıkladıoğuş Grubu'nun sosyal sorumluluk platformlarından biri olan Doğuş Çocuk, Atatürk' ün 69'uncu ölüm yıldönümünde güzel bir proje hazırlamış . 'Ata'ma Mektuplar' adını taşıyan proje ile çocukların Atatürk' e mektup yazmalarını sağlamış. Bir yandan çocukların gelişimini, eğitimini ve sağlığını gözetirken, bir yandan da onların kendilerini, düşüncelerini ifade edebilmeleri açısından önemli bir çalışma bu. Çünkü eğitim, tek yönlü bir iş değil artık
    Doğuş Çocuk, 1008 çocuğun gönderdiği mektuplardan 50'sini seçerek bir kitap haline getirmiş.
    Ata'ma Mektuplar'ı okuyunca 'Meğer neler olmuş da haberimiz yokmuş' demekten kendinizi alamıyorsunuz.
    ****
    'Neler olmuş da haberimiz yokmuş' derken kendi çocukluk dönemimizle bugün arasındaki farktan söz ediyoruz. Biz de ilkokul yıllarımızda 10 Kasım'larda Atatürk'ü anardık. Yas ortamında, ölüm sessizliği içindeki törenlerde Atatürk'ün hayatını ve eserlerini anlatır, şiirler okur, saygı duruşu yapardık. Türk çocuğu olarak Atatürk'e verdiğimiz bir söz vardı: "Atam sen rahat uyu."
    Bugünkü çocuklar da aynı güvenceyi veriyorlar. Ama bakın başka neler söylüyorlar Atatürk'e:
    Seninle gurur duyuyorum.
    Her şey için teşekkürler.
    Kendine iyi bak.
    İyi ki vardın.
    İyi ki varsın.
    Mektubuma cevap yaz
    Ne güzel, ne sıcak bir fark değil mi?
    ***
    Ata'ma Mektuplar'ın sunuş yazısında Dr. Erdal Atabek' in de belirttiği gibi, çocukların mektuplarındaki ortak yönlerden biri 'Atatürk'ü görme isteği' . Yine eski dönemlerden farklı olarak, Atatürk'ü 'ölümsüz bir varlık' olarak değil, yaşayan bir birey olarak tanıma isteği. Elini tutma, göz göze gelme, boynuna sarılma isteği. Lacivert takım elbisesiyle kiminin rüyasına giriyor, kimi ayakkabı numarasını öğrenmiş, onu yazıyor.
    İkinci ortak özellik, çocukların Atatürk'e duyduğu şükran. Hemen hepsi yaptıkları için ona teşekkür ediyorlar. Ülkeyi kurtardığı için ve gerçekleştirdiği aydınlanma devrimleri için. Dr. Atabek'in deyimiyle, çocukların Atatürk'ün şahsına karşı gösterdiği duyguların hemen ardından, onun eserlerine dönük bilgişsel vurgu öne çıkıyor.
    ****
    'Ata'ma Mektuplar' da iki ifade dikkatimi çekti.
    'Keşke' diyor çocuklar. Sadece 'Keşke seni görebilseydim' değil, 'Keşke bugün hayatta olsaydın' da diyorlar.
    Ve bir ifade daha: 'Merak etme.'
    Çocukların mektuplarındaki bu iki sözcüğün altını çizmek gerek: 'Keşke' ve 'merak etme'.
    Çocuklar neden böyle diyorlar?
    Sanırım, bu sorunun cevabı Anıtkabir'de. Duydunuz mu, sadece kasım ayında Anıtkabir'i yaklaşık bir milyon kişi ziyaret etmiş.
    Ata'ma Mektuplar'da çocuklar, sadece Atatürk'e değil, Atatürk'ü yaşatan, kendilerine aktaran anne-babalarına ve öğretmenlerine de teşekkür ediyorlar.

    hikmet.bila@ntv.com.tr
    (Cumhuriyet)


    Nur Çintay A.'nın köşe yazısı
    Atam'a Mektuplar
    Doğuş Çocuk, geçen kasımda orta koymuş bu projeyi, şimdi de iyice elle tutulur olsun diye yayımlamış. 'Atam'a Mektuplar', 25 ilden 1008 çocuğun, Atatürk'le ilgili duygu ve düşüncelerini dile getiren mektupları içinden seçilmiş 50 tanesiyle buluşturuyor bizi.
    'Aile ve Gençlik Danışmanı' Dr. Erdal Atabek bir giriş yazmış ve mektupların üç ortak özelliğini sıralamış: 1. Onu görme isteği. 2. Ona karşı duyulan şükran. 3. Onun yolundan ayrılmama andı.

    Başka açılardan da bakılabilir tabii. Ben mesela mektuplar arasında üç ortak yan daha söyleyeyim hemen: 1. Tashih bolluğu göz yaşartıyor. 2. 'De/da'lar hak götüre, 'mısın'lar hep bitişik. 3. Klişenin, abartının, kan, hicran, gözyaşının dibine vurulmuş.
    Çocukların yaşının 14'e kadar uzandığına göz önüne alırsak ve 14'ün kazık kadar bir yaş olduğunu ve 'de/da'ların ilkokul birinci sınıfta öğrenildiğini ve yanlış öğrenenin sonrasında mümkün değil olayın mantığını kavrayamadığını Demek ki 8-10 sene sonra hâlâ bu işi yapıyor olursak, 'de/da'sı sağlam taze muhabir bulmak imkânsızlaşacak.
    Belki de radikal bir çözüm istiyor bu mesele: Her nevi 'de/da' bitişik yazılsın ve bitsin bu çile. 'Mısın/musun'ları da bitiştirsinler, kurtulalım. Gündelik samimi yazışmalarda zaten iplenmediğini görüyoruz bu ayrı gayrılığın, ilkokul düzeyinde de tedavülden kalkmış, belli ki öğretmenlerin de umru değil, dahası korkarım onlar da bilmiyor.
    Gelelim üçüncü maddeye. Nasıl hep aynı kalıplarla ezberletiliyorsa çocukcağızlara her şey, bir sürü farklı şehirden, farklı yaşta çocuk tıpatıp tamlamalarla anlatıyor derdini. Hadi 7-8'i anlarım ama 13-14, pek çok şeyi sorgulayacağın, kendi kelimelerinle anlatma derdine düşeceğin bir yaş. Ama çoğunda fazla taşkın bir sevgi gösterisi, 'andddd içerim' tonunda bir bağlılık yemini, korkunç bir pesimizm ("Ellerim bağlı, kulaklarım sağır, gözüm kör olarak yazıyorum, çünkü gerçekten sahip çıkabiliyor muyuz emanetine?" ve ortalama 60 yaş dili ("Bizler bu vatanın kıymetini bilen evlatlar olarak", "Vatana ve millete hayırlı kişiler olmak için")
    Ama çok şirin olanlar da var tabii ve genel olarak çok da eğlenceli okuması, bu zevkten mahrum etmeyeyim:
    "Seni görmeyi çok istedim. Ancak bu hayalim hiçbir zaman gerçekleşmedi. Zaten gerçekleşmez" (Elif, 10)
    "Sevgili Atatürk, Beni seviyormusun? diye merak ediyorum. Çünkü senin gibi bir kahramanın beni sevmesi beni çok mutlu edecek" (Asrın, 6)
    "Atatürk'üm seni görmedim ama yaptığın bunca olaydan sonra görmüş değil tanımış gibi oldum. Çünkü sen benim canımsın, ciğerimsin, her şeyimsin" (Zeynep, 10)
    "Atam bu arada ben 'Cumhuriyet' konulu resim yarışmasında il ikincisi oldum. Çok mutlu oldum. Birinci ordu komutanı hediyemi verdi. O an, Atam, seninle çok gurur duydum" (Tala, 10)
    "Sen dünyadaki ey yüce kişi sevdiğim, sevdiğin, sevdiğimiz, en tatlı kişi Hayatımdaki, hayatındaki ey yüce kişi en sevdiğim kişi sana bir mektup yazdık. Sen, ben, o, şu, bu hepimiz sana bir mektup yazdık. Yazdığımız mektuplar sonuçlanınca en sevilen mektup ortaya çıkacak sen o mektubu belki seviceksin belki de sevmeyeceksin belkide senden başka kimse sevmiyecek. Belki saklayıp güleceksin, ama kalbinde senin gibi sevilip sayılmak güzel bir şey o yüzden güzel bir duygu 'Atatürk ölmedi kalbimizde yaşıyor' Bunu herkesin bilmesini ve bildiğine inanıyorum ve inanacağımda" (Gamze, 10) Evet, deneysel bir üslup diyelim
    (Radikal) 11.11.2007










  2. Alev
    Özel Üye

    Çocuklardan Atatürk'e mektuplar Makalesine henüz yorum yazılmamış. ilk yorumu siz yapın


Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
ataturkke cocuk dan mektup,  atatürk ile ilgili duygu ve düşünceler,  atatürke duygu ve düşüncelerimiz,  atatürke karşı duygularımız,  Atatürkke duygu ve düsüncelerimiz
5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi