+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Dua Bölümünden İnsanı Nazardan Koruyan Dualar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Gülehasret
    Süper Moderatör


    İnsanı Nazardan Koruyan Dualar





    İnsanı Nazardan Koruyan Dualar Forum Alev
    Arapça Nazar Duaları - Nazar Duası





    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
    وَوَصَّيْنَ الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ
    حُسْنً وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن
    جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ
    مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُون



    Rabbı onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkâr edenler, Kur'ânı dinlediklerinde neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı. Oysa Kur'ân âlemler için öğütten başka birsey değildir.



    Nazar haktır. İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder.
    Peygamberimiz, nazar ile ilgil olarak,”Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar” “Hoşa giden bir şeyi görünce, "Maşaallah la kuvvete illa billah" denirse o şeye nazar değemez.” buyurdu.
    Sabah-akşam, 3 defa “Bismillahillezi la yedurru maasmihi şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiulalim” (16) okuyan, büyü, nazar ve zulümmden korunur.”
    Göz değene, Peygamber efendimizin bildirdiği şu tavizi okumalıdır:
    “Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanın ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin.” (25)
    Nazar değen kimseye şifa için Ayet-el-kürsi, Fatiha, Muavvizeteyn (Felak ve nas) (57) ve Kalem suresinin son iki ayetini (ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne) (62) okumanın muhakkak iyi geldiği bildirimiştir. Ayat-ı hırzı (76)okumak ve üzerinde taşımak da çok faidelidir.
    Herkes, bilhassa nazarı değen kimse, beğendiği birşeyi görünce “Maşaallah” demeli, ondan sonra, ne söyliyecekse, o şeyi söylemelidir. Önce Maşaallah deyince, nazar değmez.
    Büyüklerimizin bildirdiği Nazar Duâsı şöyle:
    Bismillâhirrahmânirrahîm bismillâhi azîm-iş- şâni şedîd-il birri mâ şâallahü kâne habese hâbisün min hacerin yâbisin ve şihâbin kâbisin. Allahümme innî radedtü ayn-el âini aleyhi ve alâ men ehabb-en-nâsi ileyhi ve fî keyedihî ve kilyetihî lahmün rakîkun ve azmün dakîkun fîmâ lehû yelîku ferci-il basara hel terâ min fütûrin sümmerci-il basara kerrateyni yenkalib ileyk-el basaru hâsian ve hüve hasîr ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne lâ havle velâ kuvvete illâ billâh-il aliyy-il azîmi Lâ ilâhe illallâhü hısnî, men kâle-hâ dehale hısnî, ve men dehale hısnî emine min azâbî. Sadaka rasûlullahi sallallahü teâlâ aleyhi ve selleme. (67)



    NAZARDAN NASIL KORUNABİLİRİM?

    Hemen hemen herkesin bildiği bir tabirdir "göz değmesi" veya "nazar değmesi". Tıbben de kabul edilen bu manevî rahatsızlık, fizikî bir rahatsızlık olmayıp genellikle baş ağrısı şeklinde beliren manevî bir durumdur. Peygamber Efendimiz, hadislerde nazar değmesinin hak ve gerçek olduğunu bildirmiştir. (Buhari, Tıb, 36) Nazar değmesinin hak olduğunu söyleyen Efendimiz, başka bir hadiste de "dokunan her kötü gözden" Allah’a sığınmayı, Hz. İbrahim’in duâlarından biri olarak ümmetine tavsiye etmiştir. (Buhari, Enbiya, 10) Böyle bir rahatsızlığa çare olarak da Hz. Aişe’den rivayet edilen bir hadiste Peygamberimiz’in göz değmesine karşı dua okumayı tavsiye etmiştir.

    Manevî bir rahatsızlık olan nazar değmesinin tedavi şeklinin de manevî olması kadar doğal bir şey yoktur. Dua okumak suretiyle, tarihen sabit olduğu üzere olumlu neticeler de alınmıştır. Bu rahatsızlığın tedavisinde daha çok Fâtiha, İhlâs, Felak, Nâs ve Ayetü’lKürsî okunması tavsiye edilmiş, bundan başka okunacak me’sûr (Peygamberimiz'den hadis olarak nakledilmiş) duâların tedâvî için başvurulacak bir yol olduğu bildirilmiştir.

    NAZARLIK TAKMAK DOĞRU MU?

    Nazar değmesinde asıl olan, bizzat rahatsızlığa maruz kalan kişinin kendisinin okumasıdır. Bu husus da tedavide dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntıdır. Nazar değmesine karşı halk arasında ‘nazarlık’ denen şeyler insanların, binaların ve arabaların üzerlerine asılmaktadır.

    Efendimiz’in uygulamalarında böyle bir durum görülmediği gibi, İslâm’ın ruhuna aykırı olan totem benzeri bu tür eşyaların kullanılması son derece yanlıştır. Zaten Peygamberimiz bizzat böylesi aletlerin kullanılmasını yasaklamıştır. (Nesâî, Zînet, 17) Halk arasında çocukların elbiselerine mavi boncuk, nazarlık ve iğde çekirdeklerinin takılması, ev, araba ve binalara at nalı ve çeşitli muskalar asılması hep bu yanlış inançtan kaynaklanan değişik uygulamalardır.

    Tıbben değerlendirildiğinde bunların en ufak bir faydası olmadığı gibi, hurafelerin yaygınlaştırılması hususunda da bu tür âdetlerin büyük sakıncaları vardır. Sonuç olarak diyebiliriz ki; hangi hastalık olursa olsun gerçek şifâyı verici olan Allah’tır. İnsanı, nazar değmesi gibi rahatsızlıklardan koruyacak olan, basit birer maddeden ibaret olan nazarlıklar değil, ibâdeti her daim kendisine yaptığımız Rabb’imizdir. Dolayısıyla O’na sığınmalı, O’na yalvarmalı, O’na yakarmalı ve ne istiyorsak O’ndan istemeliyiz

    ÖRNEK HAYATLAR

    Peygamberlerden biri bir rüya görür; rüyasında kendisine şöyle denir:

    - Sabah olunca karşına ilk çıkanı ye, ikinci çıkanı sakla, üçüncü çıkanın dileğini kabul et, dördüncü geleni üzme, beşinciden de kaç. Sabah olur, peygamber dışarı çıkar. Yola koyulup gider. Karşısına bir dağ çıkar. Bu koca dağı görünce şaşırır. Kendi kendine şöyle der: - Rabbim bana bunu yememi emretti, der ve ekler:

    - Rabbim bana gücümün yetmeyeceği bir şeyi emretmez. Onu yemeğe karar verir. Dağa doğru yürür. Yaklaştıkça dağ küçülür. Tam yaklaştığı zaman koca dağ bir lokmaya dönüşür. Onu tutup yer, baldan tatlı bulur. Allah’a hamd eder, yürüyüp gider. Bu sefer karşısına altından bir leğen çıkar. Şöyle der:

    - Rabbim bunu da saklamamı emretti. Bir çukur kazıp onu gömer. Yürür, az gittikten sonra dönüp bakar. Leğenin toprak yüzüne çıkmış olduğunu görür. Geri dönüp tekrar gömer. Biraz gider, bakar ki, yine çıkmış. Bir daha gömer, yine toprak üstüne çıkar. Kendi kendine:

    - Ben emredileni yaptım, diyerek bırakıp gider. Bu sefer karşısına bir kuş çıkar. Peşinden bir şahin onu kovalıyordur. Kuş ona şöyle der:

    - Ey Allah’ın peygamberi, beni sakla. Bana yardım et. Onu alıp koynuna saklar. Peşinden şahin gelir, şöyle der: - Ey Allah’ın peygamberi, ben açım. Sabahtan beri de bu kuşun peşindeyim. Onu yakalamak istiyorum. Kısmetime engel olma. Kendi kendine şöyle der:

    - Üçüncünün dileğini yapmam emri verildi, yaptım. Dördüncüyü üzmemem emredildi. Şimdi ne yapacağım. Bu işe şaşıp kalır. Sonra bıçak alır; kendi uyluğundan bir parça et kesip şahine atar; o da kapıp gider. Daha sonra kuşu salar. Bundan sonra, yürüyüp gider. Kokmuş bir leş görür. Onu da bırakıp oradan uzaklaşır. Akşam olunca şu duayı yapar:

    - Ya Rabbi, emrini yerine getirdim. Bu işlerin manası ne ise bana bildir. Daha sonra, rüyasında ona şöyle denilir: - Birinci görüp yediğin öfkedir. Önce koca bir dağ gibi görülür; sabırla öfke yutulursa, baldan tatlı olur. İkincisi iyi amelindir. Ne kadar saklarsan sakla; yine meydana çıkar. Üçüncüsü, sana bırakılan bir emanettir, ona hıyanet etme. Dördüncüsü şudur: Bir insanın sana bir dileği ulaşırsa, onu yerine getir; isterse sana lâzım olan bir şey olsun. Beşincisi ise gıybettir. İnsanların gıybetini edenlerden ve gıybet ortamlarından uzaklaş.










  2. Alev
    Özel Üye

    İnsanı Nazardan Koruyan Dualar Makalesine henüz yorum yazılmamış. ilk yorumu siz yapın


Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
nazar duası arapça,  nazardan koruyan dua,  nazar duası arapça yazılışı,  nazar ayeti arapça yazılışı,  nazar duası türkçe
5 üzerinden 4.50 | Toplam : 2 kişi