" E " Harfi İle Başlayan Deyimler Ve Anlamları

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Edebi Türler ve Deyimler Bölümünden " E " Harfi İle Başlayan Deyimler Ve Anlamları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    LoveNess
    Bayan Üye
    Reklam

    " E " Harfi İle Başlayan Deyimler Ve Anlamları

    Reklam



    " E " Harfi İle Başlayan Deyimler Ve Anlamları

    Forum Alev
    Ecel aman verirse: Ölmezsem, ömür yeterse."Ecel aman verirse torunumu da görürüm."
    Ecel teri dökmek: Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak."Köprüden geçerken ecel terleri döktüler."
    Eceli gelmek: Ölmek, sonu gelmek, yok oluş vakti gelmek."Herkesin eceli gelecek ve bu dünyadan göçecek."
    Eceline susamak: Ölümüne yol açacak kadar tehlikeli işlere girişmek."Bırak o silâhı elinden, eceline mi susadın sen?"
    Eciş bücüş: Çarpuk çurpuk, eğri büğrü, düzgün yanı olmayan, çirkin bir biçim almış bulunan."Eciş bücüş bir yazıyla karşılaşınca şaşırdı."
    Edebiyat yapmak: Bir işe yaramayan, konuyu açıklamaya yetmeyen, gerçeği yansıtmayan süslü, parlak ve gereksiz sözler söylemek."Edebiyat yapmaya amma da meraklı bir insanmış."
    Efkâr dağıtmak: Sıkıntıyı gidermek, üzüntüyü yok etmeye çalışmak."Sahile efkâr dağıtmak için inmiş olmalı."
    Eğri (gözle) bakmak: Kötü düşünce besleyerek bakmak."O, hiç kimseye eğri gözle bakmazdı."
    Ekmeğinden etmek: İşinden çıkarmak veya atmak."Adamı durup dururken ekmeğinden ettiler."

    Ekmeğine yağ sürmek:
    Birinin yararına göre eylemde bulunmak, istemese de birinin işine yarayacak biçimde hareket etmek."O işi bana vermemekle yabancıların ekmeğine yağ sürdün sen."
    Ekmeğini kazanmak: Geçimini temin edecek, ihtiyaçlarını karşılayacak parayı kazanmak."Kaygılanma, ekmeğini kazanmasını bilir o."
    Ekmeğini taştan çıkarmak: En zor işleri bile yapıp geçimini sağlayacak becerilikte olmak, her türlü işi yapmak."Ekmeğini taştan çıkaran insanların arasına katılmakta gecikmedi."
    Ekmek elden su gölden: Kendisi kazanmayıp başkalarının kazancı ile geçinen kimselerin durumunu anlatmak için kullanılır.
    Ekmek kapısı: Çalışıp para kazanılan, geçim sağlayan iş yeri."O dükkân benim ekmek kapım, asla satmam, satamam onu!"
    Ekmek parası: Kazanç, geçinmek için kazanılan para."Ekmek parası kolay kolay kazanılmıyor."
    Eksik gedik: Ufak tefek ihtiyaçlar."İkramiye ile eksiği gediği kapadılar."
    Ekşi yüz: Somurtkan, asık yüz."Onun ekşi yüz göstermeye hakkı yoktu."
    El açmak: 1. Dilenmek. 2. Başkasının yardımını almak için yalvarmak."İhtiyarlayıp da el açacağı hiç aklına gelmemişti."
    El altından: Kimsenin haberi olmadan, gizlice."Parayı el altından verdi."
    El atmak: 1. Bir işe girişmek. 2. Birisinin işine karışmak."Üstüne vazife olmayan işe el atma sakın!.."
    El ayak çekilmek: Ortalıkta kimse kalmamak, ıssızlaşıp sessizleşmek."Bu iş ancak el ayak çekildikten sonra yapılır."
    El basmak: Yemin etmek, kutsal bir şey üzerine el koyarak ant içmek."Kur`ân`a el basarım ki bu işi ben yapmadım."
    El çabukluğu: 1. Bir işi çok çabuk yapabilme ustalığı. 2. Hilesini kimseye sezdirmeyecek biçimde yapabilme."Adamın cebinden el çabukluğu ile cüzdanı çekiverdi."
    Elde avuçta bir şey kalmamak: Parasını, malını, tüm varlığını harcayıp bitirmiş olmak."Elde avuçta bir şey kalmayınca ne yapacağını şaşırdı."
    Elde etmek: 1. Bir şeye sahip olmak. 2. Bir kimseyi kendi yanına çekmek."Onun gibi dürüstleri elde edemezsin, boşuna uğraşma."
    Elde kalmak: 1. Bir malın satılmayıp geride kalan kısmı. 2. Harcanandan arta kalmış olmak."Şu kasadaki üzümler elde kaldı."
    Elden ayaktan düşmek (veya kesilmek): Yaşlılık, hastalık sebebiyle iş yapamaz, yürüyemez, kendi işini göremez duruma gelmek."Allah kimseyi elden ayaktan düşürmesin."
    Elden çıkmak: Malı olmaktan çıkmak."O arsa elden çıktığı için üzüldüm."
    Elden düşme: Az kullanılmış."Elden düşme bir araba aldı."
    Elden ele dolaşmak: Pek çok kişi tarafından kullanılmak, bir çok sahip eline geçmek."Elden ele dolaşan atı nihayet geri almayı başardı."
    Elden geçirmek: Eksiklikleri düzeltmek, onarmak; denetlemek için pek çok şeyi ele alıp yoklamak, gözden geçirmek."Yaptığın işi bir daha elden geçir."





  2. 2
    Ziyaretçi

    Cevap: " E " Harfi İle Başlayan Deyimler Ve Anlamları

    Reklam



    eğri büğrü







  3. 3
    Ziyaretçi
    Çok işime yaradı sağol







  4. 4
    Ziyaretçi
    Çok işime yaradı sağol

  5. 5
    Ziyaretçi
    eyvallah işime yaradı

  6. 6
    Ziyaretçi
    teşekkürler işime yaradı :)

  7. 7
    Ziyaretçi
    baya işime yaradı sağol

  8. 8
    Ziyaretçi
    eyvallah işime yaradıı

  9. 9
    Ziyaretçi
    işime yaradı sağol

  10. 10
    Ziyaretçi
    ohhhhh ödev vardı yaptım işime yaradı sağol çok güzel deyimler bunlar yoksa ödev yapamıyacaktım sağol bu arada kim yazıo bu deyimleri ** çok güzel kıvançlandım görünce çok güzel irem şahin ve melisa birçe kara ben sizin arkadaşınız esra özışık

  11. 11
    Ziyaretçi

    Cevap: " E " Harfi İle Başlayan Deyimler Ve Anlamları

    Reklam



    yaradı işime sagol

  12. 12
    Ziyaretçi
    gerçekten açıklayıcı olmuş.. Teşekkürler

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
e ile başlayan deyimler ve anlamları,  e harfi ile başlayan deyimler,  e ile başlayan deyimler,  e harfi ile başlayan deyimler ve anlamları,  e harfiyle başlayan deyimler
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 20 kişi