+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Atasözleri Bölümünden Atasözleri hakkında genel bilgi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Selim
    Üye


    Atasözleri hakkında genel bilgi





    Atasözleri hakkında genel bilgi Forum Alev
    a) Tanımı
    Atasözü: Atalarımızın uzun gözlem ve tecrübeler sonunda vardıkları hükümleri hikmetli düşünce, öğüt ve örneklemeler yoluyla kısa ve kesin olarak anlatan, birçoğu mecazî anlam taşıyan, eskiden beri söylenegelmiş, söyleyeni belli olmayan özlü söz

    b) Özellikleri
    1. Çoğunlukla halkın ortak bilgeliğini dile getirirler. Bu bakımdan anonim bir nitelik taşırlar. Daha çok sözlü gelenek içinde nesilden nesile geçerek yaşarlar.
    2. Atasözleri zaman içinde ve bir kural dahilinde kalıplaşmış sözlerdir. Ne biçimi bozulabilir, ne de kelimelerin yeri değiştirilebilir.
    3. Atasözleri diğer anonim halk edebiyatı ürünleri gibi doğmuştur. Başlangıçta bir söyleyeni olmuş, sonra bu söyleyen unutulmuş, daha sonra ise halk ortaya çıkan bu sözü benimsemiş, ardından da kendi düşünce gücü ve zevkiyle yoğurup işlemiştir.
    4. Atasözlerinin bir kısmı ölçülü ve kafiyelidir. Bir mısra biçiminde olmasalar da bazı nazım özellikleri taşırlar (iç kafiye, son kafiye, aliterasyon vb.):
    Her zaman papaz pilâv yemez. (Aliterasyon)
    Kuş iki kanat bir kuyruk, ona dahi yel buyruk. (Son kafiye)
    5. Atasözlerinin kimi gerçek anlamda; kimisi de başta mecaz olmak üzere cinas, intak, kinaye, teşbih, tezat gibi söz sanatlarıyla süslenerek kullanılmıştır:

    Bugünün işini yarına bırakma. (Gerçek)
    Baba malı tez tükenir, evlât gerek kazana. (Gerçek)
    Damlaya damlaya göl olur. (Mecaz)
    Acı patlıcanı kırağı çalmaz. (Mecaz)
    Dilim seni dilim dilim dileyim (Cinas)
    Güvenme varlığa düşersin darlığa. (Tezat)

    6. Kimi atasözleri çok kısaltılmış hikâye, fıkra, karşılıklı konuşma biçiminde oluşturulmuştur:

    Deveye sormuşlar: “Boynun neden eğri?” “Nerem doğru ki” demiş. (Konuşma)
    İt ite buyurmuş, it de kuyruğuna. (Hikâye)

    7. Ortak dilde, bütün yurtta geniş kullanım alanı bulunan atasözlerinin yanı sıra, bir bölgede ya da dar bir alanda kullanılan mahallî atasözleri de vardır.
    8. Anlam yönünden birbiriyle çelişkili gibi görünen atasözleri de vardır. Bu durum atasözünün söylendiği dönem, söylenme amacı, psikolojik ortam, söyleyen kişi ve atasözünün söylendiği çevreyle yakından ilgilidir. “Düşüne düşüne görmeli işi, sonra pişman olmamalı kişi.” / “Sirkeyi, sarımsağı düşünen paça yiyemez.” atasözleri ile “İyilik eden iyilik bulur.” / “İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı.” atasözlerinde olduğu gibi.
    9. Atasözleri nesirlerde öz, biçim ve dil yönünden bozulmadan kullanılmış, ancak kimi manzum eserlerde ölçü ve kafiye zoruyla bozularak kullanılmıştır:

    Aşk ağlatır dert söyletir insanı.
    Öz ağlarsa göz de ağlar demişler. (Bozulmamış)

    Hemişe arpasını deme heyhat
    Bil, özü artırır yüğrük olan at. (Bozulmuş)

    10. Birbirinden ayrı düşmüş Türk ağızlarındaki ortak atasözlerinin aynı kaynaktan geldiği son derece açıktır:

    Zaz bar, kis bar, asık kanday ne is bar. (Karakalpak)
    (Yaz var kış var, ivecek ne iş var.)

    Kılıç yarası sayalar, dil yarası sayalmaz. (Azerbaycan)
    (Bıçak yarası ovulmaz, dil yarası onulmaz.)

    11. Türk ağızlarındaki atasözlerinin yalnız kelime hazinesi, kelime sırası, üslûp özellikleri yönünden değil, fikir ve konu yönünden de ortak oldukları görülür. Bu ortaklık, açlık, aile, bilgi, birlik, çalışma, doğruluk, dost-düşman, dünya, eğitim, gençlik-ihtiyarlık, gönül, görgü, güzel-güzellik, hastalık-sağlık, hayvan, iktisat, insan-insanlık, iş, iyi-iyilik, sabır, yiğit-yiğitlik, zenginlik- fakirlikgibi alanlara kadar uzar.

    c) Atasözleri ile deyimleri ayırabilmek
    Atasözleri ile deyimler arasında kimi benzerlikler vardır kuşkusuz. Deyimler de atasözleri gibi kalıplaşmış sözlerdir, mecaz anlam taşırlar ve anonim bir nitelik gösterirler. Ancak ayrıldıkları noktalar da belirgindir. Deyimler anlatıma güzellik, canlılık ve çekicilik katmak için kullanılırlar. Bu bakımdan genel kural niteliği taşımazlar. Atasözleri ise genel kural niteliği taşırlar; yol göstermek, ders ve öğüt vermek amacı güderler. Sözgelimi “Al malın iyisini, çekme kaygısını.” atasözü, netleşmiş bir genel kuraldır. Denenmiş, uygulanmış, her zaman ve herkes için doğru olan bir genel kural niteliğinde biçimlenmiştir. Oysa “Göze batmak” sözünde genel bir kural yoktur. Çünkü her zaman, bakanları rahatsız edecek gibi uygunsuz ve aykırı görünmek mümkün değildir. Öte yandan, deyimler bir cümlede kullanılacak söz içinde yer alırlar; atasözleri ise, kendileri cümle yapısında olduğundan cümle içinde değil, cümle arasında kullanılır.

    d) Atasözleri ile öz deyişleri (vecize) ayırabilmek
    Atasözleri ile öz deyişler de gerek biçim, gerek konu bakımlarından birbirlerine benzerler. Ama onları birbirinden ayıran kesin bir ayırım da yok değildir. O da şudur: Öz deyişlerin söyleyenleri belli, atasözlerinin söyleyenleri belli değildir. Dolayısıyla öz deyişler kişinin, atasözleri ise halkın malıdır.

    ATASÖZLERİNİ AÇIKLAMA
    Edebî olarak açıklama, manası herkesçe anlaşılmayan kelimeler, deyimler, mazmunlar, telmihler, tarihî ve içtimaî hadiseler hakkında bilgi vermedir. Dolayısıyla kapalı, ne dediği herkesçe bilinmeyen, kavranması güç bir atasözünü anlaşılır hâle getirme işine de “Atasözünü açıklama” denir.
    Karşımıza çıkan bir atasözünü açıklamaya geçmeden önce şu noktalar dikkatle ele alınmalıdır:
    1. Unutulmamalıdır ki kimi atasözleri gerçek, kimi atasözleri de mecaz anlamda kullanılırlar. Öncelikle atasözünün gerçek anlamlı mı, mecaz anlamlı mı olup olmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Çünkü açıklamanın yerinde, yanlışa kapılmadan, sağlıklı açıklanabilmesinin ilk anahtarı bu belirlemedir.
    2. Belli ki her atasözü, bir hükmü bildiren özlü sözdür. Ancak her atasözünün de dayandığı bir temel, bir ana madde, bir öz vardır. Bunun da ikinci aşamada bulunması şarttır. Çünkü atasözünün (yani konunun) asıl incelenecek, üzerinde durulacak, temel alınacak, açıklanacak yanı burasıdır. Atasözünün ana maddesinin tam olarak ortaya çıkarılmaması, açıklayıcıyı ters bir yola, yanlış bir izaha sürükler. Hemen belirtelim ki, bir atasözünün ana maddesi, yani özü birkaç kelimeden ibarettir. Sözgelimi:
    “Umut fakirin ekmeğidir” atasözünün ana maddesi “umut”tur.
    “İşten artmaz, dişten artar” atasözünün ana maddesi “tutumluluk”tur.
    “Deve boynuz ararken kulaktan olmuş” atasözünün ana maddesi “tamah (açgözlülük)”tür.
    “Ağaç yaprağıyla gürler” atasözünün ana maddesi “dayanışma ve yardımlaşma”dır.
    3. Üçüncü aşamada atasözünü açıklamaya yarayacak bilgilerin (özdeyiş, yakın anlamlı atasözleri, şiirler, yaşanmış örnekler, kısa fıkra ve hikâyecikler, anılar, izlenimler, gözlemler vs.) toplanması sağlanmalıdır.
    4. Toplanan tüm bilgiler bir plân dahilinde sıraya konulup kullanılacak hâle getirilmelidir.
    5. Kimi açıklama türlerinden (tanımlama, örnekleme, karşılaştırma, tanık ve kanıt gösterme) yararlanacak uygun bir plân dahilinde açıklamaya geçilmelidir.
    6. Şurası muhakkak ki açıklama yaparken “Ana maddeden ayrılmamak, ana madde çevresinde sıralanan yardımcı düşüncelerin ana madde ile uygunluğunu sağlamak, anlatımı ilgi çekici bir üslûpla ele almak” (yani birlik, denge, canlılık) da daima akılda tutulacaktır.










  2. Ziyaretçi





    tşkkurler.









  3. Ziyaretçi
    hım.. serpermiş teşekkürler hım.. bu arada tebrik ederim çok güzel bir site









  4. Ziyaretçi
    Çok güzel eşekkürler performans ödevime yardım ettin



  5. Ziyaretçi
    ço güzel siteniz



  6. Ziyaretçi
    teşekkürler iyi bir site



  7. Ziyaretçi
    Çok Saolun Teşekkür Ederim .



  8. Ziyaretçi
    Çok sağol abi performans için



  9. Ziyaretçi
    sağolun çok güzel bir site



  10. Ziyaretçi
    çok teşekkür ederim projeme yardım ettiniz



  11. Ziyaretçi

    Cevap: Atasözleri hakkında genel bilgi





    Saoğlun ödevime yardımcı oldunuz



+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
atasözleri hakkında genel bilgi,  atasözleri hakkında bilgi,  atasözü hakkında bilgi,  atasözleri ile ilgili genel bilgi,  deyimler ve atasözleri hakkında bilgi
5 üzerinden 3.83 | Toplam : 30 kişi